Rhinolight

Alerji tedavisi Anatomica´da

Alerji nasıl teşhis edilir?

alerji teşhisiAlerji teşhisinde en önemli adım, hastalığın öyküsünü ve belirtilerini iyi tanımlamaktır. Bu öğeler eksik kaldığında, alerji teşhisinde yanlışlar yapılabilir. Örneğin non-alerjik rinit (kaynağı belli olmayan alerjiler) için yapılan alerji testi negatif çıkmasına rağmen hastada alerjik belirtiler görülebilir. Ayrıca, şimdiye kadar hiç alerjik reaksiyon göstermemiş kişilerin kanında alerjik olduklarını gösteren değerler bulunabilir. Bu nedenle, testlerin sonuçları; hastalık öyküsü ve konusunda uzman doktorların muayenesi ile birlikte değerlendirilmelidir.

Gelişen teknolojiyle, alerji testlerinin çeşitleri ve doğru sonuç verme oranları da artmıştır. Alerji testleri genelde; solunum yolu alerjileri, gıda, arı, ilaç, ürtiker ve anjiyo ödem, kontakt (temas) dermatit ve atopik dermatit (egzamalar) gibi hastalıkların tanısında kullanılır.


Deri Testleri

1. Prick (Epidermal) Test
Bu test, hastaların açık alerji belirtileri gösterdiği ama alerjenin net olarak bilinmediği durumlarda, genelde, kurdeşen, gıda alerjisi, egzama veya saman nezlesi belirtileri olduğunda kullanılır.

Test, deriye alerjen sıvı dökülüp, alerjenin ince uçlu özel iğneler (lancet) ile deriye enjekte edilmesi yöntemiyle yapılır. Testte, genelde, en sık karşılaşılan, polen, ev tozu, gıda, hayvan tüyleri ve küf gibi alerjenler kullanılır. Test uygulandıktan sonra 10-15 dakika beklenir ve sonrasında derinin gösterdiği reaksiyonlara göre değerlendirme yapılır. Yapılan birçok çalışmada prick testte en yüksek pozitiflik oranının ev tozu akarlarına karşı olduğu saptanmıştır.
 


2. Intradermal Test

Bu testin amacı prick test ile aynıdır fakat uygulanan yöntem farklıdır. Intradermal testte alerjenler, ince uçlu bir enjektör ile derinin daha derin kısmına çok küçük miktarlarda enjekte edilir.
 

Bu test genelde, prick deri testinde alerji yaptığı düşünülen maddeye karşı reaksiyon oluşmadığında, daha da kesin sonuç elde etmek için kullanılır. Test sonuçları 15-20 dakika beklendikten sonra değerlendirilir.
 

3. Yama Testi

yama testi

Yama testinde, diğer iki testten faklı olarak, sonuç alınması daha uzun sürer. Deri yama testinde, alerjen deriye sürülerek, üzerine steril bant yapıştırılır ve 24 ila 72 saat beklenir.
 

Test süresince, uygulanan materyaller yerinden çıkarılmamalı ya da ıslatılmamalıdır. Bu test, en çok, kontakt dermatit (temas egzaması) denilen cilt alerjisinin tanısında kullanılır.


 

Kan Testleri

kan testi

Alerji kan testleri, deri testleri kadar duyarlı değildir ve genellikle, çocuklar ve ağır deri reaksiyonları gösteren kişilerde olduğu gibi deri testlerinin uygulanamadığı ya da uygulanmasının zor olduğu durumlarda kullanılır.
 

Kullanılan en yaygın kan testi türü, vücudun belirli alerjenlere tepki olarak oluşturduğu immunglobulin E (IgE) antikorunun kandaki düzeyini ölçer. IgE düzeyleri, genellikle alerji veya astım olan kişilerde daha fazladır. Spesifik IgE antikor testi ise kişide belli bir madde veya maddelere karşı alerji benzeri belirtiler varsa yapılır. Radyoallergosorbent testi (RAST) gibi diğer kan testleri ise daha detaylı bilgi sağlamak için kullanılır.


Özellikle gıda testlerinde, daha kesin bir tanı için, kişiye alerjisi olduğu düşünülen besinlerin kademeli olarak verildiği ve reaksiyonun ölçüldüğü, besin yükleme testi uygulanır.
 

Besin yükleme testi, gıdaya karşı anafilaktik tepki gösterme olasılığı nedeniyle, ağır reaksiyonlarla yakın bir geçmişi olan hastalara yapılmamalıdır.
 

Burnun incelendiği, nazal endoskopi, nazal smear ve deri testleri de uygulanan diğer teşhis yöntemleri özellikle alerjik rinit teşhisinde kullanılan etkili tanı yöntemlerindendir.
 

Alerjik astımın teşhisinde ise en çok kullanılan yöntem spirometre cihazı ile yapılan solunum fonksiyon testidir.

 

Randevu almak için tıklayınız.
Yayınlanma Tarihi: 05.03.2013 13:38:00, Düzenleme Tarihi: 05.03.2013 13:50:00, Editör: Onur KAYA
Bu sayfayı paylaşmak ister misiniz?

İlgili Kategoriler

  • Alerjik hastalıklar nelerdir?

    Alerjik hastalıklar nelerdir?

    Alerjik hastalıklarda, etkilenen organa göre değişen bulgular ortaya çıkar. Alerjik hastalıklar ortaya çıkan bulgulara ve etkilenen doku ve organ sistemine göre adlandırılır.
  • Alerji en çok kimlerde görülür?

    Alerji en çok kimlerde görülür?

    Alerjik rahatsızlıklar, yaş, cinsiyet, ırk, statü farkı gözetmeksizin herkeste görülebilir. Alerjiler çocukluk çağında daha sık görülmekle birlikte ilk başlangıç her yaşta olabilir. Alerji çoğunlukla genetiktir, kalıtsal yolla kişiye aktarılır. Anne babadan birinde alerji varsa çocukta alerji görülme ihtimali %30'dur.
  • Çocuklarda görülen alerjik rahatsızlıklar nelerdir?

    Çocuklarda görülen alerjik rahatsızlıklar nelerdir?

    Alerjiler, farklı yaş gruplarında farklı şekillerde belirtiler verir. Bebeklerde ve küçük çocuklarda genelde atopik dermatit (egzama) ya da gıda alerjileri gibi, alerjik hastalıklar oluşur. Atopik dermatiti olan çocuklar, okula başlamalarından itibaren, alerji ve astım riski altındadırlar.
  • Alerjik Rinit (Saman Nezlesi)

    Alerjik Rinit (Saman Nezlesi)

    Alerjik rinit havayla solunan alerjenlerin; burun, boğaz ve gözlerde yarattığı alerjik reaksiyondur. Alerjik Rinit'in iki çeşidi vardır: Alerjik ve alerjik olmayan rinit. Alerjik rinit belirtileri, bağışıklık sisteminde başlayan bir zincirleme reaksiyon sonucu ortaya çıkar. Örneğin, sizde polen alerjisi varsa, bağışıklık sistemi, poleni bir işgalci ya da alerjen olarak tanımlar ve Immunoglobulin E (IgE) denilen antikorları üreterek, duruma tepki verir. Bu antikorlar, hapşırma, burun akıntısı ve tıkanıklığı, kaşıntı ve post-nazal akıntı gibi alerjik reaksiyonlara neden olur.
  • Kaynağı Belli Olmayan Alerjiler

    Kaynağı Belli Olmayan Alerjiler

    Alerjiyi, kişinin ortalama insan vücudunun reaksiyon vermediği bir maddeye karşı gösterdiği duyarlılık ve bu duyarlılığa bağlı olarak ortaya çıkan belirtiler olarak tarif edebiliriz. Polenler, ev tozu akarları, küf mantarları, besinler ve hayvan tüyleri en sık görülen alerji etkenleridir. Bu etkenlerin testlerle de saptanması mümkündür. Ancak, alerjik hastaların testleri sırasında bazen farklı bir durumla karşılaşılır.
  • Alerji belirtileri nelerdir?

    Alerji belirtileri nelerdir?

    Alerji belirtileri ve şiddeti, alerjiden alerjiye, çocuktan yetişkine değişiklik göstermektedir. Alerji belirtileri, gözlerde ya da burunda kaşıntı, hapşırma, burun tıkanıklığı, boğazda sıkışma hissi, solunum sorunları ve hatta anafilaktik şok (baygınlık veya bayılma) şeklinde görülebilir.
  • Alerji nasıl teşhis edilir?

    Alerji nasıl teşhis edilir?

    Alerji teşhisinde en önemli adım, hastalığın öyküsünü ve belirtilerini iyi tanımlamaktır. Bu öğeler eksik kaldığında, alerji teşhisinde yanlışlar yapılabilir. Örneğin non-alerjik rinit (kaynağı belli olmayan alerjiler) için yapılan alerji testi negatif çıkmasına rağmen hastada alerjik belirtiler görülebilir.
  • Alerji nasıl tedavi edilir?

    Alerji nasıl tedavi edilir?

    Kişide alerjiye neden olan etkenlerden uzak durulması, tedavinin ilk ve en önemli aşamasıdır. Fakat, alerjik rinit gibi bazı alerjik hastalıklara neden olan faktörler çevremizde çok yaygın bulunduğu için bu korunma işlemi çok da kolay olmamaktadır. Buna rağmen kişinin alacağı bazı önlemler belirtilerin şiddetini azaltabilir.
  • Alerjik Rinit Tedavisi: Medikal Fototerapi

    Alerjik Rinit Tedavisi: Medikal Fototerapi

    İltihaplı ve çok hızlı çoğalan deri hastalıklarının tedavisinde, farklı ışık tedavileri yıllardır başarı ile kullanılmaktadır. Ancak burun mukozasının iltihaplı hastalıklarından biri olan alerjik riniti tedavi edebilen en etkili metotlardan biri medikal fototerapidir. Medikal fototerapi (Rhinolight), burun içerisine yapılan bir ışık tedavisidir. Burun içi medikal fototerapi, alerji yaratan etkenlerin, nasıl belirtiler verdiğine bakılmaksızın, alerjik burun akıntısının tedavisi için geliştirilmiştir.
  • Alerjenleri ne kadar tanıyorsunuz?

    Alerjenleri ne kadar tanıyorsunuz?

    Gün içerisinde sayısız alerjene maruz kalıyoruz. Bünyesi alerjik olanlar bu durumdan fazlasıyla etkileniyor. bazı kişiler, çocukluk dönemlerinde sorun yaşamasalar bile, yetişkinlikte alerjik rahatsızlıklarla karşılaşabilirler. Atopik (alerjik) bir bünyeye sahip olmak, her yaşta alerji geliştirebilmek anlamına gelir. Bu nedenle hem kendiniz, hem de sevdikleriniz için alerji hakkında bilgilenmeniz yararlı olacaktır.

Üst Kategoriler

  • Alerjik Rinit

    Alerjik Rinit

    Bağışıklık sistemi, vücuda giren alerjik bir madde ile karşılaştığında tepki verir ve böylece alerji belirtileri ortaya çıkar. Bu madde başka bir zaman tekrar vücuda girerse, bağışıklık sistemi, bu maddeyi tanıma özelliğine sahip özel antikorlar üretir. Alerjen vücuda tekrar girdiğinde, bağışıklık sistemi bu alerjeni kolaylıkla tanır ve vücutta çeşitli reaksiyonlar baş gösterir.
  • Soğuk Algınlığı  Grip

    Soğuk Algınlığı Grip

    Soğuk algınlığı, üst solunum sistemi bozan viral bir infeksiyon hastalığıdır. Ayrıca akut viral franjit, veya akut nezle olarak da bilinir. Grip ise virüs kaynaklı bir solunum yolu hastalığıdır. Hastalık, çok bulaşıcıdır ve genellikle enfekte olan bir kişinin öksürmesi, hapşırması, el teması yoluyla başkalarına geçer. İki rahatsızlığın belirtileri oldukça benzer olduğu için hastalığın soğuk algınlığı (nezle) mi yoksa grip mi olduğu kolay anlaşılamaz.
  • Sinüzit

    Sinüzit

    Sinüsler, salgı (mukus) oluşturan burun sisteminin bir parçasıdır. Maksiller, etmoid, frontal ve sfenoid sinüs olarak adlandırılan dört çeşit sinüs vardır. Normal olarak burun ve sinüsler, günde yaklaşık olarak yarım litre mukus salgılar. Üretilen mukus, burun örtüsü (mukoza) üzerinde hareket ederek toz parçacıklarını, bakterileri ve diğer havayla taşınan parçacıkları süpürür ve yıkar.
  • Burun Kanaması

    Burun Kanaması

    Burun kanamaları, basit nedenlerden oluşabileceği gibi, hayatı tehdit edebilecek hastalıkların da habercisi olabilir. Burun kanamaları ön ve arka burun kanamaları olarak ikiye ayrılır. Ciddi kanamalar burnun arka tarafında oluşur.
  • Burun Kemiği Eğriliği

    Burun Kemiği Eğriliği

    Burnun içerisinde önde kıkırdak, arkada kemikten oluşan bir yapı mevcuttur. İdeal burun septumu (kemiği), tam ortada bulunan ve burnun sağ ve sol boşluğu eşit uzaklıkta ve büyüklükte birbirinden ayıran yapıdadır. Burun kemiği eğriliği dediğimiz sorun, bu yapının ortadan kaymasıyla oluşur.
  • Nazal Polip

    Nazal Polip

    Nazal polipler, sinüs ve geniz yolundaki mukus zarının iltihaplanaması sonucu ortaya çıkan oluşumlardır. Polipler, burun deliklerinden boğaz bölgesine aşağısına kadar uzanabilirler.  Bu tip oluşumlar, geniz yolunun tıkanmasına neden olabilir.
  • Burun Tıkanıklığı

    Burun Tıkanıklığı

    Burun etlerinin; solunum sırasında havanın nemlendirilmesi, ısıtılması ve filtre edilmesi gibi görevleri vardır. Bu yapılar, görevleri sırasında genişleme ve küçülmelerinden dolayı rahat nefes alınmasına engel oluşturabilirler. Söz konusu bu durum hastalık değildir ama bazı insanlarda hissedilir düzeyde rahatsızlık oluşturabilir. 
Sizi aramamızı ister misiniz?

Tekrar gösterme. Kapat (x)

KBB, Kulak Burun Boğaz Hastanesi, Saç Ekimi Kliniği, Plastik ve Estetik Cerrahi Kliniği