PLASTİK CERRAHİPLASTİK CERRAHİ

PLASTİK CERRAHİ

çınlamaçınlama

çınlama

Soğuk algınlığı tanı ve tedavisi Anatomica´daSoğuk algınlığı tanı ve tedavisi Anatomica´da

Soğuk algınlığı tanı ve tedavisi Anatomica´da

RhinolightRhinolight

Rhinolight

Saman Nezlesi (Alerjik Rinit)´nden kurtulmak imkansız mı? Saman Nezlesi (Alerjik Rinit)´nden kurtulmak imkansız mı?

Saman Nezlesi (Alerjik Rinit)´nden kurtulmak imkansız mı?

Burun estetiği 2Burun estetiği 2

Burun estetiği 2

Lazer Epilasyon kışLazer Epilasyon kış

Lazer Epilasyon kış

Doğal görünümlü saçlara kavuşabilirsinizDoğal görünümlü saçlara kavuşabilirsiniz

Doğal görünümlü saçlara kavuşabilirsiniz

Ses Cerrahı, Ses Terapisti ve Şan Terapisti’nden oluşan Ses Ekibimiz hizmetinizdeSes Cerrahı, Ses Terapisti ve Şan Terapisti’nden oluşan Ses Ekibimiz hizmetinizde

Ses Cerrahı, Ses Terapisti ve Şan Terapisti’nden oluşan Ses Ekibimiz hizmetinizde

Meme estetiği operasyonları, meme küçültme, meme büyütme, meme dikleştirme, meme toparlamaMeme estetiği operasyonları, meme küçültme, meme büyütme, meme dikleştirme, meme toparlama

Meme estetiği operasyonları, meme küçültme, meme büyütme, meme dikleştirme, meme toparlama

Dil ve Konuşma Bozuklukları

dil ve konuşma bozukluğu

İnsanlar günlük hayatlarında birbirleriyle farklı yollar aracılığıyla etkileşim içinde bulunurlar. Bu etkileşimleri, konuşma ve dil olmak üzere iki farklı boyutta incelenebilir.

Dil ve Konuşma Nedir?

Dil ve konuşma günlük hayatta sık sık birbirilerine karıştırılan iki farklı kavramdır.

Dil, sosyal olarak paylaşılan kurallar zincirinden oluşan ve iletişim kurmamızı sağlayan bir kod sistemidir. Dil anlam bilgisi, sesbilgisi, biçimbilgisi, sözdizimi ve kullanım bilgisi olmak üzere beş bileşenden oluşmaktadır.

Konuşma, sözel iletişim aracıdır ve dil bilgilerini iletmek için sesi kullanır. Konuşma, dili iletmek için bir araçtır ve aşağıdaki kavramları içerir:

  • Ses: Soluk borusundan yukarı çıkan hava, soluk borusu üzerine konumlanmış ses tellerini titreştirerek insan sesini oluşturur. Gırtlakta oluşan bu ham ses sonra boğaz boşluğu, ağız boşluğu ve burun boşluğunda tıpkı bir müzik aletinde olduğu gibi bir şekle girerek her insana özgü olan ses tonunu oluşturur. ( Sesin kötü kullanımı ses kısıklığına ya da kaybına neden olabilir)
  • Artikülasyon: Artikülatör dediğimiz konuşmaya yardımcı olan organlar ( ağız, dil, dişler, yumuşak damak, dudaklar) belli bir şekle girerek konuşma seslerini oluşturur.(Arabaya, ayaba demek artikülasyon bozukluğudur)
  • Akıcılık: konuşmanın ritmi ve akıcılığıdır (Kekemelik konuyşmanın akıcılığında görülen bir bozukluktur)

Dil ve konuşma bozukluğu nedir?

Dil ve konuşmayla ilgili bozukluklar da birbirinden farklıdır. Bir kişi diğerlerini anlamakta, düşüncelerini paylaşmakta güçlük çekiyorsa bu dil bozukluğudur. Eğer bir kişi konuşma sesleri düzgün veya akıcı telaffuz edemiyorsa , konuşması akıcı değilse ya da sesiyle problemi, varsa bu konuşma bozukluğudur.

Kliniğe "Düzgün cümle kuramama" şikâyetiyle başvuran bir bireyin bu şikâyetinin altında yatan temel neden, sözcük dağarcığının kısıtlılığı olabileceği gibi bazı ekleri kullanmaması ya da sözcükleri bağlamına uygun kullanmaması da olabilir.

Dil ve konuşma bozuklukları arasındaki farklar nelerdir?

Dil ve konuşmayla ilgili bozukluklar da birbirinden farklıdır. Bir kişi diğerlerini anlamakta, düşüncelerini paylaşmakta güçlük çekiyorsa bu dil bozukluğudur. Eğer bir kişi konuşma sesleri düzgün veya akıcı telaffuz edemiyorsa, konuşması akıcı değilse ya da sesiyle problemi, varsa bu konuşma bozukluğudur.

dil bozukluğu

Dil bozukluklarında, bir kişi kendi dil sisteminin kodunu/şifresini anlayamıyor ve çözemiyorsa o kişinin "DİLİ ANLAMLANDIRMA VE ALGILAMA BOZUKLUĞU" vardır. Eğer bir kişi dil sisteminin kurallarını bilmiyor, ya da uygulayamıyorsa, düşünce, fikir ve duygularını bu sebebe bağlı olarak ifade edemiyorsa o kişinin "DİLİ İFADE ETME BOZUKLUĞU" vardır. Algılama ve ifade bozuklukları genel olarak bir arada görülürler.

Örneğin; Ali geçirmiş olduğu felç sonrasında uzun ve karışık cümleleri anlayamaz (lisan algılama bozukluğu), kendisi konuştuğunda ise cisimlerin ve kişilerin isimlerini hatırlamakta ve bulmakta güçlük çekmeye başlar bir hale gelmiştir. Ayrıca cümleleri eksik olarak ya da yanlış kelime sıralamasıyla kurmaya başlamıştır (dil ifade bozukluğu).

Bir kişinin dil bozukluğu olmayıp yalnızca konuşma bozukluğu da olabilir.

konuşma bozukluğu

Konuşma bozuklukları, konuşma sırasında ağızdan çıkan seslerin anlaşılmaz ya da yanlış olarak telaffuzu, konuşmayı sağlayan organların doğru hareket ettirilememesi ya da kontrol-koordinasyon bozukluğu sonucunda iletilmek istenen mesajın doğru olarak iletilememesidir. Konuşma bozuklukları, konuşma seslerinin yanlış ya da eksik üretilmesi (artikülasyon-sesletim bozukluğu),konuşmanın akıcılığında sorun (kekemelik, takipemi), ses bozukluğu (ses kısıklığı ya da kaybı) motor konuşma bozukluğu (apraksi), konuşma ile ilgili kasların zayıflığı ya da aşırı gerginliği (dizartri) şeklinde görülebilir.

Örneğin; Ali' nin konuşması dinleyiciler tarafından adeta bir telsiz konuşmasıymış gibi duyulmakta, kelimelerin telaffuzu son derece karışık ve sessiz harflerin bir kısmı yanlıştır (konuşma bozukluğu).

Dil ve konuşma bozuklukları, bir arada görülebilir ya da birbirlerinden bağımsız ve ayrı olarak ortaya çıkabilirler. Her iki durumda da bir Dil ve Konuşma Terapisti tarafından yapılacak olan ölçüm, testler ve değerlendirme sonucunda çizilecek ve yine bu uzman kişi tarafından uygulanacak olan bir tedavi programı dil ve konuşma bozukluklarını tedavi etmenin tek yöntemi olacaktır.

Dil ve konuşma bozukluklarının sebepleri nelerdir ve tanısı nasıl konur?

dil ve konuşma bozukluğu

Dil ve konuşma bozukluklarının çeşitli nedenleri vardır. Konuşmayı sağlayan kas ve kemik yapılarındaki değişiklikler, yarık damak, diş problemleri, beyin ya da sinirlerde meydana gelen problemler, işitme kaybı, serebral palsi, parkinson, als gibi nörolojik bozukluklar, beyin hasarı ve mental retardasyon (zeka geriliği), otizm, asperger, down sendromu, apert sendromu, velokardiyofasiyal sendrom gibi genetik sendromlar, dil ve konuşma problemlerinin nedenleri arasında sayılabilir.

Reflü, polipler, nodüller, ses tellerindeki rahatsızlıklar ve gırtlak kanseri gibi hastalıklar da ses kaynaklı konuşma bozukluklarının nedenleri arasındadır.

Dil ve Konuşma bozuklukları nasıl saptanır?

dil ve konuşma bozuklukları tanısı

Bireydeki dil bozukluğunun dilin hangi bileşeni veya bileşenleriyle ilgili olduğunu saptamak için dil değerlendirmesinin geniş bir yelpazede, dili oluşturan tüm bileşenlerin, dil ve konuşma terapisti tarafından teker teker değerlendirilerek yapılması gerekir.

Konuşma bozukluğunda ise kişi hangi sesleri çıkartabiliyor, hangilerini çıkartamıyor ya da da hangi sesleri kelimenin belirli yerlerinde kullanabiliyorken hangilerini kullanamıyor gibi faktörleri (örneğin "k" sesini hece başı pozisyonda kullanabiliyorken, hece sonu veya ortasında kullanamıyor..gibi) belirleyen testleri yaparak ya da konuşmanın akıcılığını ve hızını ölçerek bir konuşma değerlendirmesi sağlanabiliyor.

Böylece bireyin dil ve konuşma problemi daha ayrıntılı analiz edilebiliyor ve dilin hangi bileşeninde ya da konuşmanın hangi bölümünde ne kadar bozukluk olduğunun saptanmasıyla bireye uygun terapi planı hazırlanabiliyor. Gerekli görüldüğü durumlarda terapist; işitme testi, kulak-burun-boğaz ya da nörolojik muayene de isteyebilir.

Artikülasyon bozukluğu nedir?

artikülasyon bozukluğu

Artikülasyon bozukluğu, kişinin konuşma seslerini yanlış veya eksik üretmesi anlamına gelmektedir. Konuşma düzeneği gırtlak, yutak, yumuşak damak, dil, dişler, dudaklar ile birlikte ağız ve geniz boşluklarından oluşmaktadır. Sesler, akciğerlerden dışarıya doğru itilen havanın ses tellerini titreştirmesi ile oluşur (fonasyon).

Bu ham ses; sonra boğaz boşluğu, ağız boşluğu ve burun boşluğunda bir şekle girerek her insana özgü olan ses tonunu oluşturur (rezonans) . Bu ses tonu sonra dil, çene, dişler, dudaklar, damak gibi yapıların hareketiyle şekillenerek konuşmada kullandığımız temel sesleri meydana getirir (artikülasyon). Ancak bu işlem sırasında artikülatör dediğimiz organlar yanlış pozisyonlara girerek artikülasyon bozukluğu oluşmasına neden olabilir. Örneğin kişi "arı" yerine "ayı", "kitap" yerine "titap" diyebilir.

Artikülasyon bozukluğunda hatalar tutarlılık göstermektedir. Örneğin kişi "r" sesini üretemiyorsa ve "r" sesi yerine "y" sesini kullanıyorsa bu hatayı bütün "r" sesini içeren kelimelerde yapacaktır. Bu sorun genel olarak kişinin konuşmasında görmezden gelinemeyecek kadar farklı ve aykırı söyleyiş biçimi olarak tanımlanabilir.

Sesletim sorunu olan kişi, sesleri, heceleri ya da kelimeleri yanlış üretir; dinleyenler ne söylendiğini anlayamaz. Dinleyenler kişinin ne söylediğini çözümlemek için aşırı çaba gösterirler.

Artikülasyon - Sesletim Bozukluğunun sebepleri nelerdir?

Artikülasyon bozukluğu yanlış öğrenmelerden kaynaklandığı gibi dudak damak yarığı, down sendromu, işitme engeli, nörolojik bozukluklar gibi bazı anatomik veya fizyolojik problemlerden de kaynaklanabilir. Bununla birlikte birçok sesletim sorunu herhangi bir belirgin fiziksel özür olmadan da ortaya çıkabilmektedir.

Artikülasyon bozukluğunun çocuğunuzun gelişimini üzerindeki etkisi nedir?

artikülasyon bozukluğu

Artikülasyon bozukluğu, herkeste aynı boyutta görülmeyebilir. Ancak bu durum çocuk ya da yetişkinin sosyal, duygusal ya da iş hayatını etkileyecek boyutlara gelmişse çözümü konusunda acil müdahale gerekir. Bu tür sorunlar yaşayan bir çocuğa ailesi tarafında müdahale edilmemesi, düzeltmeler yapılmaması ve sosyal çevresi tarafından kesinlikle alaya alınmaması gerekir. Çünkü bu durum çocuğun kendi isteğiyle yaptığı bir durum değildir. Müdahaleler çocuğun psikolojisini olumsuz etkileyebilir. Bunun yerine acilen bir uzman desteği alınması gerekir.

Çocuğunuzun 4-5 yaşına gelmesine rağmen hala bebeksi telaffuzu varsa, Dil ve Konuşma Bozuklukları Uzmanından yardım almanız gerekir. Artikülasyon bozukluğu, tedavisine kadar erken dönemde başlanabilirse çocuğun düzelme hızı o kadar kısa olur. Ayrıca çocuğun gelişimi de bu olumsuz durumdan daha az etkilenmiş olur.

Fonolojik (sesbilgisel) bozukluk nedir?

FONOLOJİK BOZUKLUK

Fonoloji, dili oluşturan konuşma sesleriyle ilgilenen bir uzmanlık alanıdır. Fonolojik bozukluğu olan kişilerde, kişinin çeşitli sesleri yanlış kullanması, seslerinin yerlerini değiştirmesi ya da sesleri düşürmesi görülmektedir.

Fonolojik bozuklukta hatalarda tutarsızlık görülmektedir. Örneğin kişi "kitap" yerine bir sefer "kipat", bir sefer "tipak" diyebilir.

Fonolojik bozukluk ve Artikülasyon bozukluğu arasındaki farklar nelerdir?

  • Artikülasyon bozukluğu, bir konuşma bozukluğu iken fonolojik bozukluk, bir dil bozukluğudur.
  • Artikülasyon bozukluğunda hatalar tutarlılık gösterirken, fonolojik bozuklukta hatalar tutarsızdır.
  • Artikülasyon bozukluğunda hedef ses, kişinin dağarcığında bulunmazken, fonolojik bozuklukta hedef ses kişinin ses dağarcığında bulunabilir.

Fonolojik (Sesbilgisel) bozukluk nasıl tedavi edilir?

Fonolojik (Sesbilgisel) bozukluğu tedavisinde dil ve konuşma terapisi uygulanır. Çocuklara uygulanan terapilerde belirli seslerin nasıl oluşturulacağı öğretilir.

Kekemelik (Takipemi) nedir?

kekemelik

Kekemelik, konuşmanın akıcılığında görülen, normalin üstünde sıklıkta ve uzunlukta engellerdir fakat bir hastalık veya davranış bozukluğu değildir. Bu engeller; tekrarlar, uzatmalar, bloklar şeklinde kendini gösterir. Kekemelik sorununda, konuşma akıcılığı ve ritminin, duraklamalar, tekrarlar ve çoğu kez bunlara eşlik eden beden hareketleriyle kesintiye uğrar. Kekemeliğin şiddeti, kişinin durumuna göre farklılık gösterebilir. Kekemelik, kendini zaman içinde yavaş yavaş fark ettirebileceği gibi, aniden de ortaya çıkabilir ve erkeklerde, kızlara oranla daha sıklıkta görülür.

Kekemelik kendi içinde farklı türlere ayrılır mı?

Kekemelik kendi içinde farklı türlere ayrılmaz ama farklı şiddet seviyeleri gösterir. Mesela kişinin kekemelik şiddet oranı %3, %10, %25 olabilir. Örneğin %10'luk bir şiddet oranı, kişinin söylediği yüz hecenin on tanesinde takıldığı yani bu hecelerde kekelediği anlamına gelmektedir. Kekemeliğin bireylerdeki seyrine bakıldığında tekrarların (ses, hece, sözcük) önce yapıldığı, uzatmaların ise daha sonra geldiği görülür. Blokların fazlalığı ise, kişide kekemeliğin uzun süredir var olduğunu gösterir.

Kekemeliğin farklı türleri yoktur ama bu soruyu "Konuşmanın akıcılığında farklı bozukluklar görülür mü?" sorusunun cevabı evettir.

Kekemeliğin seyri nasıldır?

Kekemelikte tekrarlar önemli bir göstergedir. Genelde ikiden fazla tekrarlar kekemelik olarak adlandırılır. Ses tekrarları ( k k k kalem), hece tekrarları (ma ma ma masa), sözcük tekrarları (bak bak bak) görülebilmektedir.

Bir sesin (pppppppeynir.. gibi) uzatılarak söylenmesi de göstergeler arasındadır.

Konuşma sırasında ses ve hava akışının kesintiye uğramasına bloklama denir.

Kekemelik seyrine gelişimsel olarak bakıldığında, tekrarlar önce yapılır, uzatmalar ise daha sonra gelir. Blokların fazlalığı ise kekemeliğin epeydir olduğunu gösterir.

Zamanla, kişi takılmaların farkına vardıktan sonra takılmalardan kurtulmak için göz kırpma, kafa sallama gibi ikincil davranışlar gösterebilir.

Kekemelik hangi evrelerden oluşur?

kekeme

A - Primer kekemelik: Bu dönem 2-2,5 yaşlarından 6-7 yaşlarına kadar uzanabilmektedir. Kekemelik sürekli olmayıp epizotlar halindedir. Bu dönemde çocuk kekemeliğinin farkında değildir ve genellikle konuşmaktan kaçınmaz ve akıcılıktaki bozulmalara psikolojik tepkiler vermez. Aileye verilen eğitimle bu sorun aşılabilmektedir. Bu döneme fizyolojik kekemelik denmektedir.

B- Sekonder kekemelik: Bu dönem yedili yaşlardan sonra ortaya çıkan ve çocuğun konuşmasındaki bozukluğun farkına varıp psikolojik tepkiler vermeye başladığı dönemdir. Bu dönem kekemeliği tedavi gerektirir. Yaş ilerledikçe çocuk kekemeliğinin farkına varır ve bu şekildeki konuşmaya reaksiyon vermeye başlar. Çocuk bu durumu engellemek için ek caba harcar. Bu süreç ileri yaşlarda büyük farklılıklar gösterebilir. Bu evre kekemelik, genellikle okul öncesi yaşlarda, konuşmaya başladıktan sonra ortaya çıkan bir uyum ve davranış bozukluğudur. Çocuk ilk aylarda normal konuşurken yaşadığı bir olaydan dolayı takılarak kekelemeye başlar. Kekemelik, eğer herhangi bir organik bozukluğa bağlı değilse, psikolojik kökenlidir ve davranış bozukluğu kategorisinde değerlendirilir. Bu iki grup kekemelik farklı kategoride ele alınarak çözüm aranır.

Kekemelik hangi durumlarda artar?

Kekemelik problemi yaşayan kişiler bazı durumlarda sorundan daha ciddi etkilenirler. Bu kişiler stres altındayken, telefonda konuşurken, kalabalık önünde konuşmaya çalışırken, fıkra anlatmaya çalışırken ya da zaman baskısı altında olduklarında kekemelik düzeylerinde artış olabilmektedir.

Kekemelik tedavi edilmezse ne gibi sorunlar ortaya çıkar?

Kekemeliğin neden olabildiği sorunlar arasında şunlar bulunur: özgüven eksikliği, başarısızlık ve başarısızlık kaygısı, pek çok konuda korkuya sahip olmak, okulda başarısızlık, içe kapanma, değersizlik hissi ve depresyon.

Kekemelik nasıl tedavi edilir?

Kekemelik konuşma terapisiyle tedavi edilebilen bir konuşma problemidir.

Takipemi (Cluttering) nedir?

Takipemi, kekemelik dışında, konuşma akıcılığını bozan farklı bir problemdir. Takipemide bireyin hızlı ve bozuk bir konuşması vardır. Takipemi sorunu olanların konuşmaları; karmaşık, hızlı, düzensizdir ve sesler zayıf bir şekilde söylendiğinden güç anlaşılır. Takipemi konuşma terapisiyle çözülebilen bir problemdir.

Dizartri - Apraksi nedir?

Hasarın lokasyonuna göre dizartri ve/veya apraksi gibi konuşma bozuklukları da afaziye eşlik edebilir.

Dizartride konuşmayla ilgili kaslarda ve iç koordinasyonda zayıflık, güçsüzlük vardır. Dizartri ağız, yüz ve solunum sistemindeki kasların zayıflamasından ötürü kısık ses, güçsüz nefes ve sık sık dil sürçmesi gibi şikâyetlere sebep olabilir. Dizartriye yönelik terapide konuşmaya yardımcı organları güçlendirmek için oral-motor egzersizler verilmektedir.

Aprakside kişi bildiği amaçlı bir hareketi yapamamaktadır. Apraksi bir motor-planlama-programlama sorunudur, yani beynin konuşma / sesbilgisi motor programlarını üreten ilişkili kısmı hasar görmüştür. Apraksi, konuşmayı oluşturan seslerin çıkarılma aşamasında oluşan sıralama ve motor planlama bozukluğuna denir. Kişi ne söylemek istediğini bilse de beyin kelimeleri oluşturan sesleri çıkarmak için gereken kas hareketlerini koordine etmekte zorlanır ve böylece istenilen kelime yerine ona benzeyen/benzemeyen başka bir sözcük söyleyebilir (ayakkabı yerine "atatabı" gibi). Dil ve konuşma bozuklukları uzmanı bu alanlarda da hastayı değerlendirip gerekli terapiyi uygular.

Dil ve konuşma terapisi nedir?

dil ve konuşma terapisi

Konuşma ve dil terapisi; çocuklarda ve erişkinlerde konuşma, dil, iletişim, yutma bozukluklarının yönetimi ve tedavisi ile ilgilidir.

Dil ve konuşma terapisti (DKT); dil ve konuşma terapisi alanında lisans eğitimi veren fakülte veya yüksekokullardan mezun veya diğer lisans eğitimleri üzerine dil ve konuşma terapisi alanında yüksek lisans veya doktora öğrenimi görmüş; bireylerin ses, konuşma ve dil bozukluklarının önlenmesi için çalışmalar yapan ve ilgili uzman tabip tarafından teşhisi konulmuş yutkunma, dil ve konuşma bozukluklarının rehabilitasyonunu sağlayan sağlık meslek mensubudur. (resmi gazete sayı.27916).

Türkiye'de bu eğitim, yüksek lisans ve doktora düzeyinde sadece Anadolu Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Dil ve Konuşma Bozuklukları Anabilim Dalında (DİLKOM'da) verilmektedir. 6225 sayılı mini torba kanun, 26 Nisan 2011 tarihli, 27916 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yasanın yürürlülüğe girmesiyle beraber "Dil ve Konuşma Terapisti" unvanı yasalaşmıştır.

Türkiye’de 80’e yakın dil ve konuşma terapisti bulunmaktadır. Sayıları az olmasına rağmen, Türkiye’nin birçok iline dağılmış durumdadırlar. Konuşma Bozuklukları Uzmanları Derneği’nin web sayfasında (http://www.dkbud.org) çeşitli illerde çalışan dil ve konuşma terapistlerinin bilgileri mevcuttur. Dil ve konuşma terapistinin bulunmadığı yerlerde, terapiye ihtiyaç duyan birey ya da birey yakınlarının, kendilerine en yakın ilde görev alan bir dil ve konuşma terapistine başvurmalarını tavsiye ederiz.

Dil ve Konuşma terapisi nasıl yapılır?

dil ve konuşma terapisi

Dil ve Konuşma Terapisi şunları içerir:

  • Dil Müdahale Faaliyetleri: DKT; dil gelişimini teşvik etmek için oyun, konuşma, resimler, kitaplar ve nesneler vasıtasıyla çocukla iletişime geçer. Terapist, doğru telaffuzu modelleme ve dil becerileri oluşturmak için tekrarlama egzersizlerini kullanabilir.
  • Artikülasyon Terapisi: Hece veya ses üretiminde, egzersizler terapistin çocuk için doğru modeli seslemesi ve hecelemesini içerir. terapistin çocukları teşvik ettiği oyunun seviyesi, çocuğun yaşına uygun ve özel ihtiyaçları ile ilgilidir. DKT, fiziksel olarak "r" sesi gibi bazı seslerin nasıl çıkarılacağını dil hareketleriyle çocuğa gösterir.
  • Oral-Motor/Beslenme ve Yutma Terapisi: DKT; yüz masajı, çeşitli dil, dudak ve çene egzersizleri de dâhil olmak üzere ağız kaslarını güçlendirici aktiviteleri düzenler. Terapist ayrıca farklı yiyecek dokuları ve ısılarını kullanarak çocuğun yutma farkındalığını yükseltir.

Kimler dil ve konuşma terapisine ihtiyaç duyar?

  • Dil ve Konuşma terapisi gerektiren durumları kısaca şöyle özetleyebiliriz:
  • Artikülasyon bozukluğu, yani bazı sesleri söyleyememe ya da yanlış söyleme (Halk arasında harfleri söyleyememe deniyor.)
  • Konuşurken sesin kısılması, çatlaması gibi ses problemleri
  • Gecikmiş konuşma, örneğin üç yaşına gelmiş bir çocuğun konuşmaması ya da çok kısa cümleler kurarak konuşması
  • Kekemelik
  • Afazi, dizartri gibi beyin kanaması, kaza gibi travmatik beyin hasarlarının neden olduğu dil ve konuşma bozuklukları
  • Yutma problemleri
  • Down sendromu, otizm gibi nedenlerden kaynaklanan dil ve konuşma bozuklukları
  • Dudak ve damak yarıklığı gibi anomalilere bağlı dil ve konuşma problemleri
  • İşitme engeline bağlı dil ve konuşma bozuklukları
Randevu almak için tıklayınız.
Yayınlanma Tarihi: 29.1.2013 14:51:00, Düzenleme Tarihi: 26.8.2015 13:26:00, Editör: Fulya Taşan
Bu sayfayı paylaşmak ister misiniz?

İlgili Kategoriler

Sizi aramamızı ister misiniz?

Tekrar gösterme. Kapat (x)