Ses Cerrahı, Ses Terapisti ve Şan Terapisti’nden oluşan Ses Ekibimiz hizmetinizdeSes Cerrahı, Ses Terapisti ve Şan Terapisti’nden oluşan Ses Ekibimiz hizmetinizde

Ses Cerrahı, Ses Terapisti ve Şan Terapisti’nden oluşan Ses Ekibimiz hizmetinizde

Ses Hastalıkları

Videoların çalışabilmesi için bilgisayarınızda "Adobe Flash Player" ın yüklü olması gerekmektedir. İzleyemiyorsanız lütfen bu adresten yükleyiniz.

Ses Hastalıkları


 

Bir kişi fazla tiz ya da fazla pes / derin bir ses tonuna, fazla yüksek ya da fazla zayıf bir ses yüksekliğine ya da fazla kısık, havalı veya burundan gelen bir ses kalitesine sahip olabilir. Bazı durumlarda ise çıkan sesin özellikleri kişiye uygun olmayabilir; örneğin yetişkin bir erkeğin aşırı tiz bir ses tonuna sahip olması gibi... Eğer bir kişinin konuşması sırasında ses tonu, yüksekliği ya da kalitesi iletilmek istenen mesajın önüne geçip, iletişim kalitesini bozuyorsa bir ses problemi mevcuttur. Konuşma ya da şarkı söyleme sırasında gırtlakta hissedilen ağrı ya da rahatsızlık da bir ses probleminin mevcut olduğuna işaret eder.
 

Anatomica, ses hastalıklarının teşhisinde ileri teknoloji kullanan sayılı merkezlerdendir. Ses Hastalıkları Polikliniğimizde, KBB muayeneniz ile ses hastalıklarınızın nedeni araştırılır. Polikliniğimizde, stroboskopik muayene, akustik analiz ve gerekli hastalarda ses terapisi yapılmaktadır. Ses terapisi ile erişkin ve çocuk yaş grubundaki ses teli nodülleri, yanlış kullanım tekniklerine bağlı oluşan ses problemleri, kekemelik, ileri yaşlarda oluşan konuşma bozuklukları gibi hastalıklar tedavi edilebilmektedir.

 

Ses Kısıklığı
 

Ses kısıklığı sesinizin tam veya kısmi kaybını içeren bir durumdur. Bu durumda kişi; daha ince, daha kaba, çatallı, çabuk yorulan, sürekli kısılabilen, fısıltı şeklinde olan, hatta bazı enfeksiyonlarda hiç çıkmayan bir sese sahiptir.
 

Ses kısıklığının sebepleri nelerdir?
 

ses kısıklığının sebepleriSes kısıklığı sesinizin tam veya kısmi kaybını içeren bir durumdur. Bu durumda kişi; daha ince, daha kaba, çatallı, çabuk yorulan, sürekli kısılabilen, fısıltı şeklinde olan, hatta bazı enfeksiyonlarda hiç çıkmayan bir sese sahiptir.

Ses kısıklığının nedenlerinin başlıca sebepleri şunlardır:

  1. Sesin kötü ve yanlış kullanımı (aşırı konuşma ya da bağırma, sigara, aşırı alkol ve kafein tüketimi, kirli havaya maruz kalma)
  2. Larenjit (bakteriyel, viral veya fungal)
  3. Boğaz reflüsü
  4. Ses tellerinde kalınlaşma
  5. Ses tellerinde nodül veya polip
  6. Nörolojik Bozukluklar (Örneğin: Multipl Skleroz, Parkinson Hastalığı)
  7. Boyun veya göğüs cerrahisi sonrası laringeal sinir yaralanması
  8. Bazı psikolojik sorunlar
  9. Ses teli felci
  10. Gırtlak kanseri


Ses kısıklığı en çok kimlerde görülür ve belirtileri nelerdir?

ses kısıklığının belirtileriAşağıdaki faktörler ses kısıklığı ihtimalini arttırır:

  1. Gırtlak veya çevresinde cerrahi
  2. Sesin aşırı kullanılması
  3. Anksiyete bozukluğu
  4. Gırtlak kanseri için yüksek risk taşıyan, sigara gibi ses telleri kötü etkileyen alışkanlıklara sahip olmak


Ses kısıklığı belirtileri nelerdir?

Eğer aşağıdaki belirtilerden herhangi birine sahipseniz ses kısıklığı sorununuz olma ihtimali yüksektir:

  1. Konuşamama ya da fısıltıyla konuşabilme
  2. Ses tellerinin kasılması
  3. Boğaz ağrısı
  4. Yutma güçlüğü


Larenjit kaynaklı ses kısıklığı nedir?

larenjit kaynaklı ses kısıklığıLarenjit, ses tellerinin iltihaplanmasıdır ve en sık görülen ses kısıklığı nedenidir. Sorun, genelde viral kökenlidir ve dinlenme, bol sıvı alımı gibi rutin önlemlerle giderilir.
 

Hastalığın belirtileri; boğaz ağrısı, birkaç gün süren ses kısıklığı, boğaz ağrısı, öksürük ve ateştir. Diğer soğuk algınlığı ya da grip belirtilerinin geçmesine rağmen ses kısıklığı devam ediyorsa, belirtilerin larenjiti gösterdiği düşünebilinir.
 

Larenjite neden olan faktörler kısaca şunlardır:

  1. Bakteriler, virüsler, mantarlar,
  2. Tüberküloz
  3. Boğaz reflüsü
  4. Sesin kötü kullanılması
  5. Alerji
  6. Sigara dumanı
  7. Antihistaminikler


Ses telleri bu dönemde daha narin durumda oldukları için yoğun ses kullanımından kaçınılmalı ve solunum yollarını tahriş edici ortamlardan uzak durulmalıdır. Ses tellerinin zorlanması polip ve kist oluşumuna yol açabilir.
İlerleyen durumlarda doktorunuz antibiyotik verebilir. 2 ya da 3 haftadan fazla süren ses kısıklığını larenjit olarak algılayıp önemsememek, eğer ses probleminin altında başka bir neden yatıyorsa tehlikeli olabilir.


Gırtlak kanseri ses kısıklığına sebep olur mu?
 

gırtlak kanseri ses kısıklığı

Gırtlak kanseri nedir ve belirtileri nelerdir?

Gırtlak kanseri; boğaz, hançere veya bademcikte gelişen tümörleri ifade eder. Söz konusu kanserinin tanısında, ses kısıklığının ayrı bir önemi vardır. Ses kısıklığı, genelde, gırtlaktaki kötü huylu lezyonların ilk belirtisidir.
 

Hastalığın belirtileri, gırtlaktaki yerleşim yerine göre farklılık gösterir. Ses telleri seviyesinde başlayan bir kanserde ilk belirti, ses problemi ve ses kısıklığıdır. Bu nedenle iki haftadan uzun süren ve ilaç tedavisinden fayda görmeyen ses kısıklığı durumlarında mutlaka KBB uzmanına detaylı muayene olunması gerekmektedir. İlerleyen hastalıkta; ses kısıklığına öksürük, kanlı balgam, nefes darlığı gibi belirtiler eşlik edebilir.
 

Hastalığın tanısı ve tedavisi nasıldır?

Gırtlak kanserinden şüphe edilen bir hasta, Kulak Burun Boğaz hekimi tarafından ayrıntılı olarak muayene edilmelidir. Bu muayene sırasında ayna (endirekt) ya da endoskop (direkt) ile gırtlağın muayenesi yapılır. Ayrıca boyunda herhangi bir şişlik olup olmadığı da muayene edilir. Kesin tanı için, şüpheli dokulardan parça (biyopsi) alınarak patolojik inceleme yapılır.
 

Gırtlak kanserinde uygulanan tedaviler kısaca;

  • Cerrahi,
  • Radyoterapi (ışın),
  • Kemoterapi (ilaç) olarak sıralanabilir.




Ses kısıklığı tanısı nasıl konur?

Ses kısıklığı birçok nedene bağlı olarak ortaya çıkabildiği için rahatsızlığın tanısında doktorunuz ilk olarak hastalık öyküsünü öğrenmek isteyecektir. Daha sonrasında, detaylı bir Kulak Burun Boğaz muayenesi yapılacaktır.

Hastanın doktorla görüşmeden önce dolduracağı formlardaki standart sorular ile doktor hasta hakkında fikir sahibi olur, ayrıca bu sorular hastanın kendi sorunlarını daha net fark etmesini de sağlar. Ses kısıklığının boyutu kadar hastanın ses kısıklığından ne kadar muzdarip olduğu ve beklentileri de tedavinin şeklini etkileyecektir. Genel KBB muayenesinden sonra video-endoskopik muayene ile larenks değerlendirilir. Bu muayene kaydedilip daha sonra hasta ile birlikte detaylı olarak tekrar değerlendirilebilir. Ses ölçümleri yapılarak, sesin kapasitesi ve kalitesi değerlendirilir. Larenjit, nodül, polip, kist gibi hastalıklarda teşhis muayene ile konduğu için genel olarak tetkik yapmak gerekmez.


Ses kısıklığı için yapılabilecek tetkikler arasında şunlar sayılabilir:akciğer grafisi

  1. Akciğer grafisi
  2. Sinüzit filmleri
  3. Alerji testleri
  4. Şeker hastalığı, tüberküloz gibi hastalıkların araştırılması
  5. Gırtlak bölgesinin bilgisayarlı tomografi veya manyetik rezonansla incelenmesi
  6. Tümör görülürse biyopsi alıp patolojide incelenmesi
  7. Ses teli sinirinin felcinde beyinle ilgili filmler


Bu tetkiklerde hangilerinin yapılacağına muayeneye göre doktorunuz karar verecektir. Ses kısıklığının tanısı konulduktan sonra hasta, nedene bağlı olarak;

  1. Kulak burun boğaz doktoruna
  2. Dil ve konuşma terapistine
  3. Nörologa
  4. Ruh sağlığı uzmanına yönlendirilebilir.

 

 

Ses kısıklığı nasıl tedavi edilir?

ses kısıklığı tedavisiSes kısıklığının tedavisi, ses kısıklığı yapan hastalığa göre değişir. Çünkü ses kısıklığı kendisi bir hastalık değil başka hastalıkların belirtisidir.
 

Bu nedenle tedavi, ses kısıklığına neden olan hastalıkların başlığında ayrıca incelenmelidir.
 

Tedaviler kısaca sınıflandırılırsa;

 

  1. Ses teli iltihabı genel olarak ilaç ile tedavi edilir.
  2. Ses teli felçleri bazen tümör gibi hastalıklara bazen de guatr ameliyatlarına bağlı olmaktadır. Eğer ses kısıklığı tümöre bağlıysa ilgili organın tedavisi gerekir.
  3. Guatr ameliyatı sırasında bazen ses teli siniri kesilebilir. Bu durumda bazı sinir ve kas ameliyatları yapılabilmektedir.
  4. Boğaz reflüsünden kaynaklanan ses kısıklığında hem ilaç tedavisi uygulanır hem de hastaya, beslenme başta olmak üzere bazı alışkanlıklarına dikkat etmesi önerilir
  5. Eğer ses kısıklığı gırtlağın kötü huylu bir tümörüne bağlıysa hasta ameliyatla tedavi edilir. Bu ameliyatta tümörün yaygınlığına göre gırtlağın bir kısmı veya tamamı çıkarılır. Ses fonksiyonu bu ameliyattan mutlaka etkilenir. Konuşma için bazı yardımcı yöntemler gerekebilir.


Ses kısıklığını önlemek için neler yapılabilir?

ses sağlığını korumaSes kısıklığından korunmak için aşağıdaki adımları uygulanmalıdır:

  1. Ses tellerinin yanlış ve aşırı kullanımından kaçının
  2. Sigaradan ve sigara içenlerden uzak durun
  3. Alkol ve kafein tüketimini sınırlayın
  4. Eğer sesinizi çok fazla kullanmak zorunda olduğunuz bir işte (ses sanatçılığı, öğretmenlik gibi) çalışıyorsanız bir ses terapistinden ses kullanım teknikleri konusunda yardım alın
  5. Ses kısıklığı düzelene kadar mümkün olduğunca telefonla konuşmayın.
  6. Klimadan uzak durun
  7. Tozlu ya da kimyasal kokuların olduğu alanları iyice havalandırın
  8. Bir bardak sıcak su içine, eczaneden alabileceğiniz bir buğuyu koyup, ağzınızdan dersin nefes alıp vererek soluyun.
  9. Ses kısıklığının bir hastalık değil bir belirti olduğunu unutmayın ve kendinizi iyi gözlemleyip, fark ettiğiniz belirtileri doktorunuzla paylaşın.

 

Ses Teli Nodülü

ses teli nodülüSes teli nodülünün sebepleri nelerdir?

Nodül, sesin hatalı ve yoğun kullanımıyla, ses telleri üzerinde oluşan nasırımsı yapılardır. Nodüller, kötü huylu lezyonlar değildir. Bu rahatsızlık, aynı zamanda seslerini uzun süre kullanmak zorunda olan mesleklerle de anılır (öğretmen nodülü, ses sanatçısı nodülü gibi). 

Ses uzun süre ve aşırı kullanıldığında, ses teli yoğun olarak zorlanmaya maruz kalır ve en yoğun zorlanmanın görüldüğü yerlerde kalınlaşma meydana gelir. Rahatsızlık, gırtlağın yapısal özelliklerinden dolayı daha çok kadınlarda görülür.
 

Ses teli nodülü nasıl tedavi edilir?

Nodüllerde, ses tellerinin dinlendirilmesi ile iyileşme görülse de, bazı durumlarda ses terapisiyle birlikte sesin doğru kullanımı eğitimi alınması gerekir. Eğer sorun bu yöntemle de geçmiyorsa, son çare olarak cerrahi tedavi gerekebilir. Cerrahi müdahalede, endoskopik yöntemlerle, mikrolaringoskopi altında nodüller çıkarılır. Hastaların, cerrahiden sonra mutlaka ses terapisi almaları gerekmektedir. İlaç ile kalıcı tedavi sağlamak mümkün değildir.



Ses Teli Polipi

ses teli polipiSes teli polipi, ses kısıklığına neden olan tek taraflı ses teli şişlikleridir. Polipler, sesin yoğun kullanımına, soğuk algınlığına, sesteki yıpranmaya hatta ani travmaya bağlı olarak ortaya çıkar. Aşırı bağırma nedeniyle akut larenjit gelişen hastalarda, ses teli içinde küçük kanamalar meydana gelebilir. Bu aşamada ses dinlendirilmezse bu kanama polipe dönüşebilir.
 

Genelde, poliplerin boyutlarında küçülme ya da büyüme görülmez. Bu hastalıkta, ilaç tedavisi başarılı olmaz. Polipler kötü huylu hale gelmez; fakat kendiliğinden iyileşme nadir görüldüğünden ve patlamaları, üzerinde bulundukları ses telinin hasar görmesine yol açacağından cerrahi yöntemle alınmaları gerekmektedir.
 

Ses teli polipi nasıl tedavi edilir?

Polipler; laringoskopi adı verilen ve hasta sırt üstü yatar pozisyonda iken, hastanın ağzından sokulan ve gırtlak muayenesin sağlayan bir alet ile muayene sırasında da alınabilir. Cerrahiyi mutlaka ses terapisi izlemelidir ve cerrahinin etkilerinin sağlıklı olarak atlatılabilmesi, iyileşmenin tamamlanması ve yanlış konuşma alışkanlıklarının değiştirilmesiyle, bir daha aynı hasarın oluşma riskinin önüne geçilmesi gereklidir.



Ses Teli Felci

ses teli felciSes teli felci nedir?

Ses teli felçleri gırtlak kaslarını hareket ettiren sinirlerin çalışmaması sonucunda meydana gelir. 

Genellikle tiroid operasyonları sonrasında, tiroid bezinin ses tellerini çalıştıran sinirlerin çok yakınından geçmesi sebebiyle, operasyon sırasında bu sinirin hasar görmesiyle ya da başka travmatik - nörolojik faktörlere bağlı olarak, ses tellerinden birinin ya da her ikisinin felci görülebilir.

Sel felci durumunda, ses telinin felç olduğunda son aldığı pozisyona bağlı olarak, ciddi ses kısıklığı ya da nefes alma problemleri, nefes darlığı ortaya çıkabilir.

 

 1. Tek taraflı ses teli felci
Bu tür felçte, ses teli genellikle orta hattın hafif dış yanına kaymıştır. Ses teli ortadaysa ses normaldir, fakat dış yandaysa hafif ses değişiklikleri kalır. Fakat ses telleri birbirinden belirgin derecede ayrıysa ciddi bir ses kısıklığı ortaya çıkar.


2. Çift taraflı ses teli felci

Ses telleri; orta hatta veya orta hatta yakın konumdaysa çok iyi ses çıkarırlar. Ancak soluk almada belirgin sıkıntı olduğu için acil müdahale edilmesi gereken bir durumdur.


3. Gırtlağın duyusunu sağlayan sinirin felci

Duysal sinir; ses telinin gerginliğini de değiştirir. Bu sinirin felcinde, boğazda basınç hissi, boğaz temizleme ihtiyacı, hafif derecede ses kısıklığı ortaya çıkar. Eğer bu duyusal sinirin her iki kasa hareket veren dalında felç ortaya çıkmışsa, hasta konuşma sesinin sıklıkla normal olduğunu, ancak şarkı söylerken sesinin değiştiğini ifade eder. Çift taraflı duyusal sinir felçlerinde ise yiyecek ve sıvıların akciğere kaçması kaçınılmaz hale gelmektedir.
 

Ses teli felçlerinin sebepleri nelerdir?

Ses teli felci, kafa içi, boyun ve göğüs bölgesindeki sorunlardan meydana gelmektedir. Bazı durumlarda, bu tür felç nedensiz olarak ortaya çıkabilir. Bu hastalığa sebep olan nedenleri kısaca şöyle sıralayabiliriz:

  1. Akciğer, boyun, gırtlak, yemek borusu tümörleri
  2. Boyun travmaları
  3. Kalp büyümesi, doğuştan kalp problemleri
  4. Kafa travmaları
  5. Cerrahi sonrası (özellikle guatr cerrahisi)
  6. Damar hastalıkları
  7. Enfeksiyonlar


Ses teli felcinin tanısı nasıl konur?

Ses teli felcinin tanısında, ses telini hareket ettiren kaslara ince bir iğne ile girilerek kasların elektriksel gücünü ölçen larengeal elektromiyografi tekniğini kullanılır. Bu yöntemle, sorunun cerrahi gerektirip gerektirmediği araştırılır.
 

Ses teli felci nasıl tedavi edilir?

ses teli felci tanısıSes telinin felç olduğunda son aldığı pozisyona bağlı olarak, ciddi ses kısıklığı ya da nefes alma problemleri, nefes darlığı ortaya çıkabilir. Ses terapisi ile felç olan ses telinin kuvvetlendirilmesi ve ses tellerinin kapatılmasının sağlanmasına yönelik teknikler uygulanabileceği gibi, gerekli görülmesi durumunda cerrahi yardım da alınabilir. Duysal sinirin tek taraflı hastalanmasında tedaviye gerek yoktur fakat çift taraflı hastalandığında boyna delik açılmasını gerektirir. Burada amaç, besinlerin akciğerlere kaçışını engellemek, solunumu garantiye almaktır.

Çift taraflı ses felçlerinin tedavisinde lazer kordotomi de uygulanmaktadır. Operasyonda, genel anestezi ile ağızdan yerleştirilen bir boruyla ses tellerini görünür hale getirip, mikroskop ve lazer yardımıyla ses telinin kıkırdakla birleşim yerine lazerle dış yana doğru kesi atmak koşuluyla solunum alanı yaratılır.




Reflü Kaynaklı Ses Hastalıkları

 

boğaz reflüsü

Boğaz reflüsü nedir?

Boğaz reflüsü olarak adlandırılan "Larengofarengeal Reflü" hastalığı, mide asidi veya safra asidinin gırtlak ve boğaz seviyesine kadar gelmesi ve bu bölgede oluşturduğu tahriş olarak tanımlanır.

 

Yemek borusunun üst ve alt olmak üzere 2 kapakçığı bulunmaktadır. Yemek borusu ve boğaz arasındaki üst kapakçıkta oluşacak sorunlarda mide içeriği, boğaz ve ses tellerinin olduğu bölgede tahrişe neden olur.
 

Burada önemli olan nokta aside karşı duyarlılığın midede, yemek borusunda, gırtlak bölgesinde ve boğaz da birbirinden farklı olmasıdır. Mide yiyeceklerin sindirimi için aside ihtiyaç duyarken diğer bölgelerde asitli ortama karşı değişen oranlarda duyarlılık mevcuttur. Bu yüzden hastaların Gastroözofageal Reflü (mide reflüsü) ile Larengofarengeal Reflü (boğaz reflüsü) şikâyetlerini karıştırmamaları gerekir. Bir kişide yenilen yemeklerin ağza gelmesi, midede ekşime ve yanma, göğüs ağrısı gibi şikâyetler olmadan sadece boğaz ve sesle ilgili şikayetler olabilir. Bu tablo, kişide mide reflüsünden çok boğaz reflüsü olduğunu gösterir.
 

Unutulmaması gereken nokta; gün içerisinde belirli sayıda reflü ataklarının yani mide içeriğinin geriye kaçışının tüm bireylerde olabileceğidir. Önemli olan bu reflü ataklarının sıklığı ve hangi bölgede tahriş oluşturduğudur.
 

Boğaz reflüsüne bağlı şikâyetler nelerdir?

Boğaz reflüsüne bağlı şikâyetler;

  1. Boğazda takılma-gıcık hissi,
  2. Boğazda sanki bir yabancı cisim varmış hissi,
  3. Boğaz ağrısı,
  4. Geniz akıntısı,
  5. Sık boğaz temizleme alışkanlığı,
  6. Özellikle sabahları beyaz, koyu yapışkan kıvamda balgam çıkarma,
  7. Ses kısıklığı,
  8. Seste çatallanma,
  9. Gün içerisinde ses değişikliği,
  10. Sabahları uyanıldığında kalın sese sahip olup zamanla sesin düzelmesi,
  11. Horlama,
  12. Uzun süreli kuru öksürük,
  13. Yutma güçlüğü,
  14. Ağız kokusu,
  15. Burun tıkanıklığı,
  16. Kulakta dolgunluk  olarak sıralanabilir.


Bu kadar çok şikâyete yol açması boğaz reflüsünün birçok hastalıkla karıştırılmasına da neden olmaktadır. Hastalar; uzun süren antibiyotik ve alerji tedavileri almış, balgam söktürücü ve öksürük kesici ilaçlarla tedavi olmuş ama şikâyetleri geçmemiş şekilde yaşamlarına devam ederler.
 

Boğaz Reflüsü Teşhisi Nasıl Konulur?

boğaz reflüsünün teşhisi

Teşhiste öncelikle hastanın verdiği bilgiler dikkatlice dinlenir. Yeme alışkanlıkları, yaşam alışkanlıkları, kilo durumu, kullandığı ilaçlar ve mevcut hastalıkları sorgulanır. KBB muayenesi içerisinde mutlaka ses tellerinin endoskopik yöntemle incelenmesi de yer almaktadır. Bu inceleme yemek borusu ve midenin endoskopik görüntülenmesi kadar rahatsızlık vermez ve kısa süre içerisinde ses tellerinin olduğu bölge endoskopik kameralar yardımıyla incelenebilir.
 

Kimi zaman, tanı koymada kesin teşhis için hem yemek borusu hem de üst yemek borusu kapakçığının üzerindeki alana yerleştirilen algılayıcılar ile bu bölgelerin asit ölçümlerinden yararlanılır.
 

Boğaz Reflüsü Nasıl Tedavi Edilir?

kilo verme

Boğaz reflüsünün tedavisinde öncelikle hastanın yeme ve yaşam alışkanlıkları yeniden düzenlenir. Bu tedavi süresi hastanın yaşam alışkanlıklarını değiştirme hızına bağlı olarak değişir. Reflüyü artıran ve reflüye yol açan yiyecekler; asitli, baharatlı, yağ oranı yüksek, kızartma, soslu yiyecekler ve raf ömrünü uzatmak için koruyucu madde katılmış yiyeceklerdir. Özellikle tedavinin başlangıç döneminde çay, kahve, kola, çikolata, yoğurt, yağlı süt, taze sıkılmış portakal suyu gibi ürünlerden uzak durmak gerekir. Bir diğer önemli nokta da son zamanlarda artan bitkisel ürünlerde kullanım artışına bağlı olarak yeşil çay tüketiminin artmasıdır. Yeşil çay da reflüyü artıran önemli bir içecektir. Tedavi esnasında bu çaya bir süre ara verilmesi gerekecektir. Akşam yemeği saatinin uyku saatinin en az 3 saat öncesine çekilmesi gerekecektir.
 

 Diyetin yeniden düzenlenmesi dışında karın içi basıncı artıran hareketlerin yapılmaması ve dar pantolonların giyilmemesi gerekmektedir. Uyku esnasında başı, vücuttan 15 derece kadar yüksekte tutan reflü yastıklarını kullanmak gece reflülerini azaltacaktır. Stres reflüyü artıran önemli bir nedendir. Stres ve aşırı yorgunluktan mümkün olduğunca uzak durulmalıdır. İlaç tedavisinde mide asidini salgılanmasını azaltan, mide asidinin yukarı kaçmasını mekanik olarak engelleyen ve mide içeriğinin boşalmasını artıran ilaçlar kullanılır. Tedavi süresi 3-6 ay arasında değişmektedir.
 

Boğaz reflüsünün neden olabileceği hastalıklar nelerdir?

  1. Kronik farenjit,
  2. Kronik larenjit,
  3. Kronik sinüzit,
  4. Kronik rinit,
  5. Astım,
  6. Aspirasyon pnömonisi,
  7. Tıkayıcı uyku apnesi,
  8. Ses telinde granülom,
  9. Ani bebek ölümleri,
  10. Gırtlak kanseri,
  11. Dental problemler,
  12. Orta kulak iltihapları ve orta kulakta sıvı birikimi, gibi hastalıklar boğaz reflüsüne bağlı olarak da oluşabilmektedir.
     

Kas Gerilim Disfonisi

kas gerilim disfonisiKas gerilim disfonisi, sesini yüksek performansla ve profesyonel olarak kullanılmasıyla ya da psikolojik unsurlara bağlı olarak ortaya çıkar. Kas gerilim disfonisi, sesin suiistimali, uygunsuz veya fazla kullanımı sendromları olarak da adlandırılır. Gırtlağa ve ses tellerine aşırı yük binmesi sonucu ses tellerinde ve yakındaki yapılarda aşırı kasılmaya bağlı olarak ses sıkışması olur.
 

İlerlemiş kas gerilim disfonisinde, sesin hiç çıkmaması da görülebilmektedir. Tedavide, ses terapisi ile sesi doğru kullanma ve gırtlakta gevşeme sağlanarak sorunun tekrardan yaşanmasının önüne geçilir.






Spazmodik Disfoni

spazmodik disfoniSpazmodik distoni durumunda, ses teli kasları kasılarak konuşmayı gitgide zorlaştırır, hatta bazen olanaksız hale getirir. Henüz sebebi kesin olarak bilinemeyen bir durumdur ancak nörolojik ya da psikolojik sebeplere bağlı olarak ortaya çıktığı düşünülmektedir.
 

Bu rahatsızlıkta, ses tellerinde kişinin isteği dışında kasılmalar meydana gelir. Soluksuz kalma ve kesik kesik konuşma, çoğunlukla spazmodik disfoninin ilk görülen semptomlarıdır.
 

Ses terapisi tedavide destek sağlar ancak tam tedavi sağlamaz. Spazmodik disfoni tedavisinde hekimler, ses tellerine botox uygulanmasıyla, bu kasılmaların kontrol altına alınmasını sağlayabilirler.



Ses İnceltme Operasyonu

ses inceltmeSesi; cinsiyeti, yaşı, kilosu ve boyu ile uyumsuz şekilde kalın olanların tedavisi mümkün. Kulak burun boğaz hastalıkları içerisinde aslında oldukça küçük bir bölümü tutan kalın ses tonu problemi başlıca erkekten kadına dönüşen transseksüellerde, hormonal bozukluğu olanlarda, çeşitli ameliyatlardan sonraki defektlerde veya ses teli felci olan hastalarda ortaya çıkan bir sorun. Tedavisinde günümüze kadar hormon ilaçları ve ses terapisi gibi pek çok yöntem denenmiş. Ancak bu yöntemlerle arzulanan başarı elde edilememiştir.

Sesi cerrahiyle inceltmek mümkün

Sese arzu edilen inceliği kazandırabilmek için sayısız cerrahi teknik kullanılmaktadır. Bu cerrahilerdeki ortak amaç ses telinin gerginliğini artırarak, kalınlığını azaltarak veya boyunu kısaltarak yüksek perdeli konuşma sesini yakalayabilmektir. Kliniğimizde ses inceltme ameliyatı bölgesel uyuşturma ile (lokal anestezi altında) yapılmakta, hastaya ameliyat sırasında sesi dinletilerek memnun kaldığı ses perdesi saptanmaktadır. Boyundaki 3-4 cm’lik küçük bir kesi ameliyatı gerçekleştirmek için yeterli olmakta, hastanın adem elması denilen gırtlağın ön bölümündeki erkeksi çıkıntı ile ilişkili estetik kaygıları bulunuyorsa, eş zamanlı olarak bu adem elması da ameliyat edilerek kadın boynu görünümüne çevrilebilmektedir. Ameliyat sonrası iyileşme dönemi bir kaç gün kadar sürmekte ancak ameliyat sonrası bir hafta süresince iyileşmeyi çabuklaştırmak için ses istirahatı gerekmektedir. 




Ses Kalınlaştırma Operasyonu

Ses kalınlaştırma, en sıklıkla karşımıza mutasyonel falsetto denilen bir problemde ortaya çıkar. Bu, erişkin yaşa gelmiş erkeklerin hastalığıdır. Erkeğin fiziksel görünümü normal erişkin gibidir ama sesi çocukluk çağında kalmış gibi incedir. Genellikle bir seans veya iki seans ses terapisiyle ameliyata ihtiyaç kalmadan seste yeterli kalınlaşma sağlanabilir.



Ses Hastalıklarının Tedavisi

 

SES HASTALIKLARI TEDAVİSİBir sesin sağlıklı ve normal olup olmadığı sesin tonuna, yüksekliğine ve kalitesine bakılarak, bunların iletişim kurmak için yeterli kapasitede olup olmadığına ve kişinin kendisine uygun olup olmadığına bakılarak anlaşılır. 
 

Ses hastalıklarının tedavisi de diğer pek çok hastalığın tedavisinde olduğu gibi bir ekip çalışması gerektirmektedir. Sesinizin sağlığına kavuşması ve bunun sürekli olması için bir kulak-burun-boğaz Hekimi ile konuşma ve dil terapistinin birlikte yardımını almanız en uygun çözüm olacaktır. Bazı ses problemleri ise konuşma ve dil terapistinin yardımının yanında patolojinin ortadan kaldırılması için medikal müdahale (ilaç tedavisi) veya ameliyat ile çözümlenebilmektedir. Ameliyatın gerekli görüldüğü durumlarda, ameliyat sonrasında konuşma ve dil terapistinin yardımını almak yanlış alışkanlıkların değiştirilip yeni ve doğru ses kullanma yönteminin öğrenilmesini sağlayarak, gelecekte aynı problemin tekrarlanmasını önleyecektir. Gırtlak kanseri gibi durumlarda da kulak-burun-boğaz hekimi, ameliyat öncesinde dil terapistinin konsültasyonunu, hastayı bilgilendirip ameliyat sonrasındaki alternatifleri konusunda danışmalık yapmasını önerebilir.
 

Eğer bir ses problemi yaşıyorsanız bunun geçici olduğunu düşünmeyip, altında yatan ciddi bir sebep olup olmadığını anlamak için bir kulak-burun-boğaz uzmanına danışınız.
 

Kısaca ses bozukluğunun belirgin işaretleri şunlardır:

  1. Sık sık sesinizin kısılması
  2. Seste kalınlaşma/incelme, çatallanma
  3. Sesin kalitesinde bozulma
  4. 3 haftadan fazla süren boğuk, kesik kesik ya da nefes nefese bir ses
  5. Sesi uzun süre kullandıktan sonra, "yorgun" veya "gergin" gibi hissetmek
  6. Yutma güçlüğü, boğaz ağrısı, batma/yanma hissi, boğazda yabancı cisim hissi ve sık sık boğazı temizleme ihtiyacı, nefes darlığı

 

Ses Terapisi
 

Ses terapisi, ses problemlerinin tamamında kullanılabilecek bir tedavi yöntemdir ve sesin davranışsal yöntemlerle değiştirilmesi anlamına gelir. Amaç, kişinin sesini verimli ve etkin kullanabileceği kişisel ve toplumsal ihtiyaçları karşılayacak bir düzeye getirmektir. Bunun için tek bir yol vardır: hedef sesi bulup, yeni davranış biçimi haline getirmek.

Ses terapisi, bazı hastalıklarda tek başına bir tedavi yöntemi olarak kullanılırken, bazılarında ise tıbbi (ilaçla) veya cerrahi tedaviyle birleştirilir. Tek tip bir ses terapisi yöntemi yoktur, terapiler hastanın ihtiyaçlarına göre düzenlenir. Bu nedenle ses terapisine başlamadan önce ses probleminin altında yatan nedeni belirlemek çok önemlidir. Bu amaçla ses analizinin yapılması ve ses tellerinin videolaringostroboskopi ile değerlendirilmesi gereklidir. Elde edilen bulgular kulak burun boğaz uzmanı ve ses terapisti ile birlikte değerlendirilmeli ve terapi amaçları belirlenmelidir.

 

Ses terapisinin amaçları nelerdir?

Ses terapileri genelde 6-10 seans arası sürer. Her ses terapisi yönteminin amaçları farklı olmakla beraber, tüm ses terapi teknikleri için evrensel olan bazı genel hedefler de mevcuttur:


1. Hastanın ses hakkında bilgilendirilmesi ve eğitilmesi: Her hasta, sesin nasıl oluştuğunu, kendilerindeki ses probleminin neden kaynaklandığını, tedavinin amacı ve etkilerini anlamalıdır. Hasta ses terapisinin mantığını, kullanılacak tekniği ve tedavinin amaçlarını anlamalıdır. Tedavi yaklaşımı hastanın aklına yatmıyorsa ya da terapiyi uygulayacak kişi kararlı değil veya yeterli açıklama yapmıyorsa hastanın tedavi programına uyum göstermesi güç olacaktır.


2. Ses hijyeni: Her hasta için uygulanması gereken ses hijyeni kurallarının yanı sıra, her hasta için özgün olarak dikkat edilmesi, buna uygun olarak yapılması / yapılmaması gerekenler belirlenmelidir. Örneğin tüm ses kullanıcıları için yeterli sıvı alımı, gerekirse bulunulan ortamın nemlendirilmesi önemlidir. Kişisel ses kullanım alışkanlıkları hakkında bilgi sahibi olunması, genellikle sesin yoğun olarak kullanıldığı ortam ve ortamdaki gürültü özelliklerinin bilinmesi ve diğer çevresel faktörlerin irdelenmesi daha sağlıklı ses alışkanlıklarının kazanılmasını sağlayacaktır. Sigara kullanılmaması, genel stresin azaltılması, kullanılan ilaçlar ve bunların vücut sıvıları üzerine etkisinin bilinmesi de önemli gerekliliklerdir.


3. Aşırı ses kullanma davranışının düzeltilmesi: Ses kısıklığı olan bireylerin daha alçak sesle konuşmasının sağlanması, yüksek sesle konuşmanın önlenmesi, alışkanlık haline gelmiş veya sık tekrarlanan boğaz temizleme hareketinin önlenmesi gereklidir. Sesin gün içerisinde toplam kullanımı azaltılmalıdır. Yüksek sesle gülmek, ağlamak ve öksürmek de sese zarar veren davranışlardır. Tüm bu kurallar, nörolojik nedenlere bağlı ya da hipofonksiyonel ses kısıklığı olan hastalar dışında ses problemi olan bireyler için kullanılabilir.


4. Üzerinde anlaşılan amaçlar ve beklentiler: Ses problemi olan birey ve ses terapisini verecek kişi, sesle ilgili bir problem olduğu, bununla ilgili bir şeyler yapılması gerektiği, izlenecek yol ve amaçlanan hedefler konusunda fikir birliği içerisinde olmalıdır.


5. Hastanın sesindeki değişiklileri fark edebiliyor olması: Eğer hasta, sesinde ses terapisi ile oluşan değişiklikleri fark edemiyor ya da hissedemiyor ise ses terapisi fayda sağlayamaz. Bu durum, ses profesyonellerinde sık rastlamadığımız fakat özellikle yaşlı nüfusta ve nörolojik problemli bireylerde çok karşılaştığımız bir durumdur.

 

Ses Sağlığı

 

Ses sağlığımızı nasıl koruyabiliriz?

ses sağlığını korumakİletişimin en önemli araçlarından olan seste meydana gelen bir rahatsızlık kişinin tüm iş ve sosyal yaşamını etkiler. Sağlıklı bir sesin oluşması için ses sisteminde yer alan tüm organların sağlıklı ve uyumlu bir şekilde çalışması gerekir. Bu nedenle de ses sağlığına dikkat etmek için bazı önlemler alınmalıdır.

Ses tellerinin korunması için alınacak önlemler kısaca şunlardır:

  1. Sesinizdeki değişikliklerin farkında olunuz.
  2. Konuşurken zorlayarak ses çıkarmaktan kaçınınız.
  3. Çok uzun cümleler kurmamaya çalışınız. Uzun cümleler, nefes desteğinizin sonuna geldiğiniz sırada, tükenmek üzere olan yetersiz nefesle ses çıkarmanıza sebep olur.
  4. Sesiniz yorulursa, dinlendiriniz.
  5. Sıkça yapılan boğaz temizleme hareketi ve öksürükler, ses tellerinizi tahriş ederek yıpratır ve sesinize zarar verebilir. Boğazınızı temizleme ihtiyacınızı birkaç yudum su içerek ya da “hmmm” şeklinde mırıldanarak gideriniz.
  6. Gün boyu su içmeye gayret ediniz Nem, sesiniz için faydalı olacaktır.
  7. Sigara kullanmayınız. Sigara, sesteki kötü huylu lezyonların yani gırtlak kanserinin de en önemli nedenlerindendir.
  8. Çay, kahve ve alkol tüketimini azaltınız. Bu tür içecekler, ses tellerinizin kurumasına ve balgam artışına sebep olabilir.
  9. Uykunuzu almaya özen gösteriniz. Uykusuzluk; seste yorgunluğa, ödeme neden olur ve ses kısıklığına yol açar.
  10. Reflü, ses tellerinde hasar meydana getirerek, hem iyi hem de kötü huylu patolojilere zemin hazırlar. Reflü probleminiz varsa, tedavisine başlamanız faydalı olacaktır.
  11. Alerji ve nezle ilaçlarını doktor tavsiyesi dışında kullanmayınız.
  12. Mentollü nefes açıcılar, şekerler ve pastiller ses tellerinizin kurumasına yol açabilir. Bunların tüketiminden mümkün olduğunca uzak durmaya gayret ediniz.
  13. Ses egzersizlerinizi düzenli ve eksiksiz yapmaya özen gösteriniz.
  14. Eğer konuşmak sizin için özel çaba gerektiren bir aktivite olmaya başladıysa (örneğin öğretmenlik ya da ses sanatçığı gibi mesleklerle uğraşma durumundaysanız), sesinizi kullandıktan sonra, boğazınızda rahatsızlık ya da ağrı, sesinizde yorulma ya da kırılmalar hissediyorsanız, en yakın zamanda bir kulak-burun-boğaz uzmanına başvurunuz.

 

 

 

Randevu almak için tıklayınız.
Yayınlanma Tarihi: 29.1.2013 14:51:00, Düzenleme Tarihi: 5.7.2015 01:04:00, Editör: Fulya Taşan
Bu sayfayı paylaşmak ister misiniz?
Sizi aramamızı ister misiniz?

Tekrar gösterme. Kapat (x)