PLASTİK CERRAHİPLASTİK CERRAHİ

PLASTİK CERRAHİ

çınlamaçınlama

çınlama

Soğuk algınlığı tanı ve tedavisi Anatomica´daSoğuk algınlığı tanı ve tedavisi Anatomica´da

Soğuk algınlığı tanı ve tedavisi Anatomica´da

RhinolightRhinolight

Rhinolight

Saman Nezlesi (Alerjik Rinit)´nden kurtulmak imkansız mı? Saman Nezlesi (Alerjik Rinit)´nden kurtulmak imkansız mı?

Saman Nezlesi (Alerjik Rinit)´nden kurtulmak imkansız mı?

Burun estetiği 2Burun estetiği 2

Burun estetiği 2

Lazer Epilasyon kışLazer Epilasyon kış

Lazer Epilasyon kış

Doğal görünümlü saçlara kavuşabilirsinizDoğal görünümlü saçlara kavuşabilirsiniz

Doğal görünümlü saçlara kavuşabilirsiniz

Ses Cerrahı, Ses Terapisti ve Şan Terapisti’nden oluşan Ses Ekibimiz hizmetinizdeSes Cerrahı, Ses Terapisti ve Şan Terapisti’nden oluşan Ses Ekibimiz hizmetinizde

Ses Cerrahı, Ses Terapisti ve Şan Terapisti’nden oluşan Ses Ekibimiz hizmetinizde

Meme estetiği operasyonları, meme küçültme, meme büyütme, meme dikleştirme, meme toparlamaMeme estetiği operasyonları, meme küçültme, meme büyütme, meme dikleştirme, meme toparlama

Meme estetiği operasyonları, meme küçültme, meme büyütme, meme dikleştirme, meme toparlama

Tiroid - Guatr

tiroid guatr

Tiroid bezi nedir?

Tiroid Bezi, boynun ön bölümünde, gırtlağın altında yer alan küçük kelebek şeklinde bir bezdir. Tiroid bezi, hormon salgılayan yani bir endokrin bezdir ve vücudumuz için hayati önem taşıyan görevlere sahiptir. Tiroid Bezi, vücudunuzun enerji düzeylerini kontrol eder ve işlevinde herhangi bir problem olduğunda kişinin sağlığını oldukça etkiler.

Tiroid bezinin işlevi nedir?

Tiroid bezi, tiroksin (T4) ve tiriiyodotironin (T3) olmak üzere iki tip hormon salgılar. Bu hormonlar, vücudumuzun metabolizmasının hızını düzenler. Tiroid bezinin çalışması beyinde bulunan hipofiz bezinden salgılanan TSH hormonu ile kontrol edilir. Kandaki tiroid hormonları azalınca, hipofizin TSH salgısı artar ve bu hormon tiroid bezinden, tiroid hormon salgısını artırır. (Kandaki tiroid hormonları artınca da tersi işlemi uygular)

Tiroid bezi hastalıkları nelerdir?

Tiroid hastalıkları, tiroid hormonlarının salgılanma düzenindeki bozukluk ve bezin boyutundaki değişikliklerle ortaya çıkar.

  • Guatr: tiroid bezinin büyümesi anlamına gelir.
  • Nodul: tiroid bezi içinde oluşan anormal dokulardır.
  • Tiroidit: tiroid bezinin iltihaplanmasıdır.
  • Hipertiroidi: tiroid hormonunun normalden çok salgılanması problemidir.
  • Hipotiroidi: Tiroid hormonlarının az salgılanması durumudur.
  • Tiroid Kanseri: tiroid bezinin hücrelerinde oluşan kanserdir.

Tiroid bezi hastalıkları en çok kimlerde görülür?

troid kimlerde görülür

Tiroid hastalığının görülme riski;

  • Yeterli iyot almayanda (Bazı durumlarda iyot alımında)
  • Ailesinde tiroid hastalığı olanlarda,
  • Şeker hastalığı olanlarda,
  • Hamilerde ya da yeni doğum yapanlarda,
  • 60 yaş üzeri kadınlarda ve 70 yaş üzeri erkeklerde,
  • Kanser nedeniyle, baş ve boyun bölgesine radyoterapi (ışın tedavisi) uygulananlarda,
  • Lityum, amiodaron ve interferon gibi ilaçları kullananlarda yüksektir.

Tiroid bezi hastalıkları nasıl teşhis edilir?

Hastanın kanındaki serbest T3, serbest T4 ve TSH hormonlarının ölçümü tiroid bezinin çalışması hakkında bilgi verir. T4 ve T3 hormonlarının normal sınırın altında veya üstünde olması tiroid bezinin iyi çalışmadığına işarettir.

Ayrıca anti-TPO antikoru ve anti-Tiroglobulin antikorlarının kanda yüksek çıkması tiroid hastalığının otoimmün bir hastalık olduğunu gösterir.

Tiroid bezinin büyüklüğü ve nodül içerip içermediğini anlamak için tiroid ultrasonu; nodülün sıcak mı, soğuk mu olduğunun anlaşılması için Tiroid sintigrafisi (filmi) kullanılır. Sintigrafi, sadece nodülü olan ve TSH'sı düşük olan hastalara uygulanır. Nodüllerin kanser olup olmadığını anlamak için ise tiroid ince iğne aspirasyon biyopsisi yapılır. Biyopsi sonucuna göre ilaç tedavisi mi yoksa cerrahi mi uygulanacağına karar verilir.

Guatr nedir?

guatr nedir

Guatr, tiroid bezinin simetrik ya da asimetrik olarak büyümesiyle veya nodül ile birlikte oluşabilir. Bez büyüyünce boynun bir veya iki tarafının şiştiğini görülür.

Guatrın sebepleri nelerdir?

Guatrın büyüme nedenleri şunlardır:

  • İyot eksikliği: İyot eksikliğinde ve gebelikte vücudun artan hormon ihtiyacı sonucunda guatr meydana gelebilir. İyot eksikliğinden meydana gelen guatr endemiktir; yani bölgeye özgüdür. Ülkemizde iyot tüketimi az olduğu için guatr sık görülmektedir.
  • Hipertiroidi: Tiroid hücrelerine karşı oluşan antikorlar, tiroid bezini aşırı hormon yapması için uyarır ve bu uyarı tiroid bezinin büyümesine neden olur.
  • Hipotiroidi: Bu rahatsızlık nedeni ile tiroid bezinin hormon üretimi azalır. Bunun neticesinde, tiroid bezi daha fazla hormon yapımı için uyarılır. Bu uyarı da bezin büyümesine yol açar.
  • Nodül: Tiroid bezi, bazen nodül yüzünden de büyüyebilir. Nodül içeren guatrlara nodüler guatr denir.
  • Tiroid Kanseri: Tiroid kanseri de tiroid bezinin içinde bir şişlik meydana getirir.
  • Tiroid bezi iltihabi: Bezde bulunan iltihap da tiroid bezini büyütür.

Tiroid hormonlarının normal salgılanmasına ve bezde nodül olmamasına rağmen tiroid bezinin büyümesi basit guatr; tiroidin büyüyerek, sternum (iman tahtası kemiği) altına doğru uzaması durumu ise substernal guatr olarak ifade edilmektedir.

Guatr belirtileri nelerdir?

Genelde basit guatr, herhangi bir şikâyete neden olmaz. Büyük ve nodüllü guatrlar, soluk veya yemek borusu üzerine baskı uygulayarak nefes darlığına veya yutma güçlüğüne; boyun toplardamarları üzerine baskı yaparak da bu damarların genişlemesine neden olabilir. Tiroidin ani olarak büyümesi, ağrılı ve hassas olması, tiroid nodülünde içine kanamada veya ani gelişen tiroid kanserlerinde görülür.

Guatrın tanısı ve tedavisi nasıldır?

Guatrın tanısı ve tedavisi, büyümeye neden olan hastalıklara göre değişiklik göstermektedir.

Tiroid nodülleri (nodüler guatr) nedir?

Tiroid nodülleri, tiroid bezi içinde oluşan anormal dokulardır. Nodüllerin yarısı tek, diğer yarısı çok nodül (multinodül) şeklinde bulunur. Nodüller, % 5 ihtimalle kanser göstergesi olabileceği için rahatsızlık önemsenmelidir. Tek nodül veya çok nodül de olsa kanser görülme oranı aynıdır (% 5). Tiroid sintigrafisi bulgularına göre nodüller; soğuk, sıcak ve ılık nodül olarak 3'e ayrılır. Nodüllerin % 70-80'ini soğuk, % 10'unu sıcak, ve % 10'unu ılık nodül oluşturur. Soğuk nodüllerde kanser oranı daha fazladır.

Tiroid nodüllerinin belirtileri nelerdir?

Nodülar guatrda genelde boğazda şişkinlik dışında pek şikâyete rastlanmaz. Eğer nodül içine kanama olmuşsa, ağrı oluşabilir. Nodül çok büyürse baskı yaparak nefes darlığına ve yemek yemede sıkıntıya neden olabilir.

Hangi durumlarda nodüllerin kanser olduğundan şüphelenilmelidir?

  • Nodül tedaviye rağmen hızla büyümeye devam ediyorsa,
  • Boyundaki lenf bezlerinde şişme varsa,
  • Seste kalınlaşma varsa,
  • Nodül, soğuk ve tek ise tiroid kanserinden şüphelenmek gerekir.

Nodüler guatr tanısı nasıl konur?

Nodüler Guatr teşhisinde tiroid iğne biyopsisi, ultrason ve sintigrafi gibi değerlendirme teknikleri kullanılır.

Tiroid iğne biyopsisi, kolay, ağrısız, komplikasyonu olmayan ve %5'lik kanser ihtimali nedeniyle tüm nodüler guatrlı hastalara ilk olarak uygulanması gereken bir tetkik yöntemidir. Bu biyopside, nodülden parça alınır.

Tiroid ultrasonu: Nodüllerin boyutunu, küçük nodülleri ve tedaviyle nodül çapının küçülüp küçülmediği saptamak için kullanılır. Doppler ultrasonu ile nodül kan akımının değerlendirilmesi, nodülün iyi veya kötü huylu olup olmadığının belirlenmesine yardımcıdır.

Tiroid sintigrafisi: Sintigrafi, radyoaktif maddenin damar yolundan verilmesiyle çekilen, tiroidin hücrelerini bir arada gösteren bir filmdir. TSH düzeyi düşük olan hastalarda kullanılır ve nodülün sıcak mı yoksa soğuk mu olduğunu anlamaya yarar.

Tiroid hormon testleri: Bu testlerde, hastanın Serbest T3, Serbest T4 ve TSH düzeylerine bakılarak hipertiroidi ya da hipotiroidi teşhisi konur.

Nodüler guatr nasıl tedavi edilir?

nodular guatr tedavisi

Tedaviye, nodüle yapılan biyopsinin sonucuna göre başlanır. Sonuca göre;

  • Kanser varsa veya nodülün çapı 3 cm'den büyükse, hızlı bir büyüme varsa, boyundaki lenf bezleri şişmişse, yani kanser riski görülüyorsa hastaya cerrahi tedavi uygulanması uygun görülür.
  • Kanser olmayan iyi huylu nodüllerde, gerekli görülürse ilaç tedavisi uygulanır. Eğer doktor ilacı gerekli görmezse sadece nodülün takibi istenir.
  • Bir bezde, birden fazla nodülü bulunan multinodüler guatrlı hastalarda da cerrahi uygulanır.
  • Sıcak nodüllerde hormon düzeyleri normalse ise sadece takip yapılabilir. Ancak, hormon seviyeleri yüksekse öncelikle bu seviye ilaçla düşürülür, sonrasında radyoaktif iyot tedavisi ve gerekirse ameliyat uygulanır.

Tiroid kanseri nedir? Hastalığın sebepleri nelerdir?

troid kanseri

Tiroid Kanserleri, tiroid bezinin hücrelerinde oluşan kanser türüdür. Tiroid kanseri çok sık görülmez. (Tiroid tümörleri kadınlarda %6.4 erkeklerde %1.6 oranında bulunur).

Birçok tiroid tümörü iyi huyludur; fakat soğuk nodüllerin %5 oranında kanser olma ihtimali vardır. Çok nodüllü guatrlarda bu oran daha yüksektir.

Tiroid kanserinin birçok tipi vardır fakat en sık görülenleri papiller, folliküler türleridir. (Sık görülmeyen diğer türler ise lenfoma, medüller ve anaplastik kanserdir).

Kaç tür tiroid kanseri vardır?

Tirüid kanserleri genel olarak farklılaşma türüne göre üçe ayrılır:

1. Papiller ve Folliküler Kanser

Papiller Kanser: Tiroid kanserlerinin %80ini oluşturan kanser türüdür; genellikle iyi seyreder ve uzun yıllar bir belirti vermez. Bu tür kanser, genel olarak 40'lı yaşlarda ortaya çıkar, eğer başka organlara yayılma varsa daha etkin bir tedavi gerektirir.

Folliküler Kanser: Papiller kanserden sonra en sık görülen tiroid kanseri türüdür, fakat görülme oranı %17 civarındadır. Bu kanser tipi, papillerden farklı olarak boyunda ilerlemeden kan yoluyla akciğer gibi organlara yayılabilir. Folliküler kanser, genelde 50 yaş üzerinde ortaya çıkar, papillere göre daha hızlı yayılır ve hastalığın tekrarlama riski daha fazladır.

2. Medüller Kanser

Medüller kanser, tiroid kanserlerinin %10'unu oluşturur. Medüller kanser, hem yakındaki lenf bezlerine hem de uzaktaki organlara yayılma risk içeren saldırgan bir kanser türüdür. Papiller ve folliküler kanserden farklı olarak medüller kanserin oluştuğu hücreler tiroid hormonu salgılayan hücreler değil, vücudun birçok organındaki ana hücreler arasında dağılmış olan ‘'C'' hücreleridir. Bu tür bir kanserde tiroid bezinin çıkarılması gerekir. Hastalıkta, yaklaşık %25'lik bir ailesel geçiş vardır. Bu nedenle, bu tür kanserden şüphelenildiğinde kişinin aile geçmişi iyi araştırılmalıdır.

3. Anaplastik Kanser

Anaplastik Kanser, en nadir (%1 oranında) görülen tiroid kanseri tipidir, fakat hızlı bir şekilde seyreder. Bu kanserde tiroid bezinde bulunan kitle ani bir büyüme gösterir. Soluk alımının bu kitle yüzünden zorlaştığı durumlarda, soluk borusunun çıkarılması (trakeotomi ) gerekebilir. Bu kanser türünün tedavisinde genelde kemoterapi ve radyoterapi uygulanır.

Tiroid kanserinin sebepleri nelerdir?

Tiroid kanserinin sebebi henüz bilinememekle birlikte araştırmalar, radyasyona aşırı derecede maruz kalmanın bu kanserin gelişmesinde rol oynadığını ortaya koymuştur. Özellikle baş, boyun bölgesine radyoterapi tedavisi alanlarda ileri dönemlerde tiroid kanseri görülebilir. (Bazı araştırmalar bu oranın %30 olduğunu göstermektedir). Ayrıca, daha önce baş boyun bölgesindeki bir kanseri tedavi etmek amaçlı yapılan radyasyon tedavisi de tiroid kanserine neden olabilir. Daha ciddi bir şekilde radyasyona maruz kalındığında (Çernobil nükleer santral faciası gibi) tiroid kanseri görülme sıklığının arttığı gözlemlenmiştir. Bazı ailesel (genetik) faktörler de tiroid kanserinin gelişmesinde rol oynayabilmektedir.

Tiroid kanserinin belirtileri nelerdir? Hastalık nasıl teşhis edilir?

Tiroid kanseri, genelde hastada şikâyete sebep olmaz ve hasta, kanser olduğunu ancak doktor kontrolünde öğrenir. Bazı vakalarda hastanın boynunda şişlik, boğazda ağrı, nefes almada güçlük, yutma bozukluğu ve ses kısıklığı görülebilir.

Hangi durumlarda tiroid kanserinden şüphelenilir?

  • Çocuklarda ergenlikten önce ya da yaşlılarda aniden nodül çıkması,
  • Ailede tiroid kanseri görülmesi,
  • Erkeklerde tek nodül görülmesi,
  • Ani olarak ses problemleri ve yutma güçlüğünün ortaya çıkması tiroid kanseri şüphesi uyandırır.

Tiroid kanseri nasıl teşhis edilir?

ultrason tiroid

Tiroid kanseri tanısında genelde, hem kısa boyunlu kişilerde bile nodülleri kolay tespit ettiği, hem de hamilelerde dahi kullanılabildiği için ultrasonografi yöntemi kullanılır. Bu yöntemle Hashimato tiroidi ile multinodüler guatr birbirinden ayırt edilebilir. Nodüllerin az bir bölümü kanser riski taşıdığından, her nodülün cerrahi olarak çıkarılması gerekli değildir. Ancak soğuk ve tek olarak bulunan nodülller kanser riski taşır. Bu nedenle, bu tür nodülü olan hastaların daha önce boyun bölgesine radyasyon alıp olmadığı, yaşı, ailesinde tiroid kanseri olup olmadığı, ne tür belirtileri olduğu detaylı bir şekilde araştırılmalıdır. Ayrıca nodülün görüntüsü hakkında bilgi vermesi için sintigrafi ve nodülün kötü huylu olup olmadığını anlamak için de ince iğne aspirasyon biyopsisi uygulanır. Eğer klinik bir risk görülmezse ve ultrasonografik kanser belirtisi yoksa 1 cm altındaki nodüllerde biyopsi yapılmaz.

Tiroid kanseri nasıl tedavi edilir?

troid kanserinin tedavisi

Tiroid kanseri teşhisinden sonra ilk uygulanan tedavi şekli cerrahidir. Cerrahiden sonra, tedaviye radyasyon tedavisi ve hormon ilaçlarıyla devam edilir.

Cerrahi Tedavi

Cerrahide, kanser, lenf düğümüne sıçramışsa genelde tüm tiroid bezi çıkarılır (Total Tiroidektomi). Bu ameliyatla beraber, eğer sıçrama varsa lenf bezleri de alınabilir (Boyun Diseksiyonu). Cerrahide genelde tüm tiroid bezinin alınması tercih edilir. Bu yöntem; hastalığın tekrarlama riskini düşürdüğü, radyoaktif tedavisine olanak verdiği, hastalığın hekimler tarafından kontrolünü kolaylaştırdığı için en çok tercih edilen tedavidir.

Cerrahi sonrası tiroid bezi tamamıyla çıkarıldığında hasta ses tellerinde sorun ya da tiroid bezi yetmezliği yaşayabilir. Bu gibi durumlarda hastaya radyoaktif iyot tedavisi uygulanır.

Tiroid kanserinin cerrahi tedavisinde komplikasyonlar var mıdır?

Ameliyat sonrası bazı hastalarda keloid denilen ameliyat iz yerinde bir şişlik kalabilir. Bazı hastalarda ameliyat sonrası birkaç ay boyun bölgesinde çekilme hissi olabilir. Bazı durumlarda his kaybı da oluşabilir. Eğer şüphelenilen lobun nodülünde kanser çıkarsa, ya hemen ya da birkaç ay içerisinde diğer lobun da çıkarılması gerekir. Bu operasyonda cerrahın tecrübesi çok önemlidir. Eğer ciddi bir kanama meydana geldiyse, soluk borusunun tıkanması riskine karşı bölgedeki kan hemen boşlatılmalıdır.

Tiroid bezinin tamamın ya da tamamına yakınının alındığı durumlarda, paratiroid bezler de çıkarılırsa kişide kanda kalsiyum düzeyinin tehlikeli biçimde azalması anlamına gelen hipoparatiroidi görülebilir. Bu sorun genelde geçicidir ve kalsiyum tedavisiyle giderilir; fakat %2 oranında kalıcı olma riski vardır.

Operasyon sonrası seste oluşan problemlerin az bir kısmı soluk borusuna yapılan operasyon sırasında ortaya çıkar. Sinirlerin zedelenmesiyle ses teli felci ortaya çıkabilir.

Ses bozukluğu yüzde bir vakada kalıcı olarak görülür. Bu durum yüzde 4 civarında üst soluk borusu sinirinin cerrahi sırasında zedelenmesi sonucu ortaya çıkar. Tek taraflı ses teli felcinde bazen midedeki asitin, soluk borusuna (ve akciğerlere) girmesine neden olarak (aspirasyon pnömonitisi) hastanın hayatını tehdit edebilir. Ses tellerinin zarar görmesi, kişinin ses kalitesini oldukça düşürür.

Çok nadir görülen durumlarda, her iki ses teli de zedelenebilir. Bu durumda, ses telleri kapanır ve soluk borusu tıkanır. Bu durumda hastanın soluk borusu trakeotomi operasyonuyla delinir.

Radyoaktif İyot Tedavisi

Radyoaktif İyot Tedavisi

Radyoaktif İyot Tedavisi, cerrahi operasyondan altı hafta sonra uygulanmaya başlar. Tedavinin etkili olabilmesi için hastanın ameliyat TSH değerinin en az 30 olması gerekmektedir. Radyoaktif iyot tedavisi sonrası oluşabilecek halsizlik, kramp gibi sorunları önlemek için tiroid tabletleri reçete edilmelidir. Radyoaktif tedavisi nadir olarak hastanede belli bir süre geçirmeyi gerektirebilir. Yan etkileri çok az olsa da bazı hastalarda, tükürük salgısı azalabilir, boyunda rahatsızlık ve tat duyusunda sorunlar oryaya çıkabilir.

Tiroid bezinin tamamıyla çıkarılmadığı bazı durumlarda, external radyasyon terapisi adı verilen bir ışın tedavi yaklaşık 4-6 ay boyunca uygulanır. Cerrahi ve radyoaktif iyot tedavisinin ardından tiroid horonun istenilen seviyede olması için hastaya tiroid tabletleri verilir. Tiroid fonksiyonları, yapılan tiroid fonksiyon testleri ve muayenelerle kontrol edilir. Tiroid kanserinin tekrarlayıp tekrarlamadığını öğrenmek için kan testleri, boyun usg'si ve akciğer grafisi uygulanır. Tiroid kanserinin tekrarlama riski, 45 yaşın üzerinde veya tiroid kanseri tanısı konulduğunda kanserin tiroid bezinin dışına yayılmış olduğu durumlarda tekrarlama riski yüksektir.

Hipertiroidi nedir?

Hipertiroidi nedir? Hipertiroidinin sebepleri nelerdir?

hipertroidi

Hipertiroidi, tiroid bezinden aşırı derecede tiroid hormonu (T4 ve T3) salgılanmasıyla meydana gelen bir hastalıktır.

Bu hastalığın sebepleri;

  • Graves hastalığı*
  • Toksik nodüler guatr (sıcak nodül-halk arasında bilinen adıyla zehirli guatr)
  • Tiroiditi (Tiroid bezinin iltihabı)
  • Aşırı iyot alımı
  • Aşırı tiroid hormonu alımı

* Graves hastalığı, tiroid bezinin fazla çalışmasına sebep olan, nedeni bilinmeyen otoimmün hastalıktır. Bu hastalarda guatr ve gözlerde öne doğru çıkma (fırlama) görülür. Hipertirodi rahatsızlığına sahip olanların büyük çoğunluğu Graves hastasıdır.

Hipertiroidin belirtileri nelerdir?

Hipertiroid probleminde şu belirtiler meydana gelir:

  • Guatr (tiroid bezinde büyüme)
  • Kilo kaybı
  • Saçlarda cansızlaşma ve dökülme
  • Ellerde titreme
  • Uyku bozukluğu
  • Bağırsak problemleri
  • Sinirlilik
  • Çarpıntı
  • Adet düzensizliği
  • Gözlerde çıkıntılık
  • Kemik erimesi
  • Erkeklerde meme büyümesi

Hipertiroidinin tanısı nasıl konur?

Rahatsızlığın tanısı için kanda tiroid hormonlarına ve TSH düzeyine bakılır. Eğer tiroid hormonu seviyesi yüksek, TSH düşük ise hastaya hipertiroidi teşhisi konur.

Hipertiroidi nasıl tedavi edilir?

Hipertiroidi; ilaç tedavisi, radyoaktif iyot tedavisi ve cerrahi tedavi olmak üzere üç şekilde tedavi edilir.

1. İlaç Tedavisi:

Hastalığın ilaçla tedavisinde amaç, tiroid hormonlarını normal seviyeye indirmektir. İlaç tedavisi sık sık yapılan kontrollerle beraber genelde 9 ay- 1 yıl sürer. İlaç tedavisi sırasında ateş ve boğaz ağrısı görülürse, doktora başvurmak gerekir çünkü bu durum vücudunuzda lökositlerin azalmış olduğunun işareti olabilir. Bu durumda ilaçlar kesilir ve radyoaktif iyot tedavisine başlanır. Eğer sıcak nodül problemi varsa ilaç tedavisi bittikten sonra radyoaktif iyot tedavisine devam edilir. İlaç tedavisi bittikten sonraki ilk 6 ayda hastalık % 30-50 oranında tekrar görülebileceğinden, doktor kontrollerini aksatılmaması gerekir. Yüksek miktarda iyot tüketen, sigara içen, guatrı büyük olan hastalarda rahatsızlığın tekrarlama olasılığı daha yüksektir.

2. Radyoaktif İyot Tedavisi:

Hormonların normal seviyeye gelmesinden sonra, bu tedaviye başlanır. Tedavi özellikle sıcak nodülü ve hormon yüksekliği olan hastalarda tercih edilir. Tedaviden önce ilaçlar kesilir, tedavi sonrası yeniden başlanır. Tedavi zararlı değildir, fakat radyoaktif iyot tedavisi uygulanan kadınların uygulamadan ancak 6 ay sonra hamile kalmalarına izin verilir. Radyoaktif iyot tedavisi sonrası hastaların çoğunda tiroid bezi yetmezliği görülür ve bu rahatsızlık için ilaç kullanmaya başlarlar. Tedavinin başında bu durum hastalara bildirilir.

Radyoaktif iyot tedavisi sonrası nelere dikkat edilmelidir?
  • Tedavi sonrası ilk beş gün hastanın kullandığı eşyalar başkası tarafından kullanılmamalıdır. Hijyene dikkat edilmelidir.
  • 8 yaşından küçük çocuklarla ve hamile kadınlarla yakın temastan kaçınılmalıdır.
  • Eğer hastanın bebeği varsa emzirmekten kaçınmalıdır.
  • Tuvaletteki hijyene çok dikkat edilmelidir.
  • Boğazda veya boyundaki bir ağrı, sinirlilik ya da çarpıntı gibi bir durum olursa doktora başvurulmalıdır.

3. Cerrahi Tedavi:

Eğer hastada guatr büyükse ya da çapı büyük olan bir sıcak nodül bulunuyorsa genelde cerrahi operasyon önerilir. Hastanın hormonları ilaç tedavisiyle normal seviyeye getirildikten sonra, ameliyatla tiroid bezinin bir bölümü ya da tamamı alınır.

Hipertiroidi tedavi edilmezse ne gibi sorunlar ortaya çıkar?

Hipertiroidi tedavi edilmezse hastada kilo kaybı ilerler, kalpte ritim bozuklukları, kalp yetmezliği gibi sorunlar ortaya çıkar. Ayrıca hasta bir enfeksiyon sonrasında tiroid krizine girerek hayatını kaybedebilir. Bu nedenle hipertiroidi rahatsızlığı ihmal edilmemelidir.

Hipertiroidi rahatsızlığı olan hastalar nelere dikkat etmelidir?

Hipertiroidili hastalar:

  • İyotlu tuz tüketmemeli,
  • Sigara içmemeli,
  • Kendilerini sürekli izlemeli, farklılık sezerlerse doktora başvurmalıdır.

Hipertiroidi hiç tedavi edilmezse ne olur?

Hipertiroidi tedavi edilmezse hastada kilo kaybı devam eder; kalpte ritim bozukluğu, kalp yetmezliği ve bir iltihap veya enfeksiyon sırasında tiroid krizi, şok ve ölüm oluşur. O nedenle, hipertiroidi mutlaka tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır.

Hipotiroidi nedir?

hipotroidi

Hipotiroidi nedir? Hangi rahatsızlıklar hipotiroidiye neden olur?

  • Hipotiroidi, tiroid bezinin yeterli çalışamamasıyla ortaya çıkar. Hipotiroidinin en bilinen nedeni sebebi bilinmeyen bir şekilde tiroid bezlerinin fonksiyonunun bozulmasıyla ortaya çıkan Hashimoto hastalığıdır. Bu hastalıkta önce guatr vardır, daha sonra tiroid bezi küçülür ve hormon salgılayamaz hale gelir.
  • Hipotiroidiye neden olan diğer bir etken de tiroid bezi ameliyatlarıdır. Ameliyatla birlikte bezin büyük bir bölümü alındığından yeterli hormonu salgılayacak bölüm kalmamış olur.
  • Radyoaktif iyot tedavisi yapılan hastalarda da tiroid bezi hasar gördüğünden hormon salgılanması azalır ve hipotiroidi gelişir. Bazı durumlarda baş ve boyuna yapılan ışın tedavisi sonrası da bu rahatsızlık gelişebilir.
  • Bazı ilaçlar da hipotiroidiye neden olur.

Hipotiroidi en çok kimlerde görülür?

Hipotiroidinin;

  • Şeker hastalarında,
  • Kansızlık problemi olanlarda,
  • 60 yaş üstü kadınlarda,
  • Kandaki yağ oranı yüksek kişilerde,
  • Adet düzensizliği ve çocuğu olmayan kişilerde,
  • Depresyonu olanlarda görülme ihtimali daha fazladır.

Hipotiroidi belirtileri nelerdir?

Hipotiroidi rahatsızlığı olan hastalarda;

  • Halsizlik,
  • Üşüme titreme,
  • Ses kısıklığı,
  • Şişkinlik,
  • El, yüz ve gözde şişlik,
  • Ciltte kuruma,
  • Saçlarda dökülme,
  • Uyku bozukluğu ve depresyon,
  • Adet düzensizliği,
  • Kilo artışı,
  • Konsantrasyon bozukluğu, hafıza zayıflığı,
  • Kansızlık, b12 eksikliği,
  • Az terleme gibi durumlar görülür.

Hipotiroidi nasıl teşhis edilir?

Hipotiroidi tanısında en önemli test THS ölçümüdür. Serbest T4 düzeyi düşük, TSH düzeyi yüksek bir hastada hipotiroidi vardır. Testlerde ayrıca demir, b12 ve kan da yağ düzeyine de bakılır.

Hipotiroidi nasıl tedavi edilir?

Nadir olarak Hashimoto hastalıklarında %20 oranında kendiliğinden iyileşme görülse de, Hipotiroidi tedavisi ömür boyu süren bir hastalıktır.Hastalık öncelikle doktorun yaraladığı dozlarda verilen ilaçlarla tedavi edilir ve tiroid hormonları normal düzeye getirilir. Kişi 6 ay- yılda bir doktor kontrolüne gitmelidir. Hamile kalan hastalar, doktora gidip ilacın dozunu yeni duruma göre ayarlatmalıdır. Demir ve kalsiyum ilaçları, antasitler tiroid ilacının emilimini etkilediği için farklı zamanlarda alınmalıdır. Bu hastalığa sahip kişiler kesinlikle iyotlu tuz tüketmemelidir.

Tiroidit nedir? Kaç tür tiroidit vardır?

Tiroid bezinin iltihaplanmasına tiroidit adı verilir. Tiroiditin çeşitleri vardır.

Eğer iltihaplanma;

  • Bakteri kaynaklıysa akut tiroidit,
  • Virüs kaynaklıysa subakut tiroidit,
  • Bağışıklık sistemindeki bir sorun nedeniyle oluşuyorsa Hashimoto tiroiditi,
  • Doğum sonrası oluşuyorsa postpartum tiroidit,
  • Tiroid bezinde aşırı sertlikle birlikteyse riedel tiroidit olarak adlandırılır.

Bakteri Kaynaklı Tiroit Bezi İltihabı (Akut Tiroidit)

Tiroid bezindeki bakteri kaynaklı iltihap, hızlı ilerlediği için akut tiroiditi olarak adlandırılır. Hastalığın nedeni genellikle kan ve lenf dolaşımı yoluyla gelen bakterilerin tiroid bezinde iltihaba sebep olmasından kaynaklanır. Hastalığın belirtileri arasında, ateş, üşüme, titreme, çarpıntı, tiroid ve lenf bezinde şişme, ağrı görülür. Tiroid bezi üzerindeki deride kızarıklık da görülebilir.

Rahatsızlığın tanısı tiroid sintigrafisinde ya da ultrasonunda apsenin görülmesiyle konulur. İğne biyopsisi de hastalığın teşhisinde kullanılabilir.

Bakteri kaynaklı tiroit bezi iltihabının tedavisinde antibiyotik tedavisi uygulanır ve hastanın istirahat etmesi istenir. Eğer hastalık antibiyotikle iyileşmezse cerrahi uygulanır.

Virüs Kaynaklı Tiroit Bezi İltihabı (Subakut Tiroidit)

Virüs kaynaklı tiroit bezi iltihabı, özellikle grip, üst solunum yolu enfeksiyonu gibi virüs kaynaklı enfeksiyonların sonrasında görülür. Bu tür rahatsızlığın en belirgin belirtisi boynun ön bölgesinden görülen ağrıdır. Genelde yutkunma ve öksürmeyle birlikte artan ağrı, kulak ve çene bölgesinde de görülür. Ağrı öncesi halsizlik, çarpıntı ateş ve yutma zorluğu da görülebilir. İltihabın olduğu bölgedeki ağrı, elle muayene sırasında hastayı rahatsız edecek kadar fazladır. Hastalık, genelde 6 hafta sürer ve çoğunlukla kendiliğinden düzelir.

Bu hastalığın tanısında; kandaki tiriod hormonu, demir, sedimasyon, alkalen fosfataz ve ferritin değerlerine bakılır. Tiroid sintigrafisinde bez çok net görülmez. Ultrasonda ise nodüle benzer bir takım alanlar görüldüğünde, nodül tanısı koymak için hastalığın tedavi edilmesi beklenmelidir. Tedavi sonrası hâla bu alan görülüyorsa, nodül ihtimali var demektir.

Virüs kaynaklı tiroit bezi iltihabı tedavisinde öncelikle ağrıyı dindirmek için ağrı kesici ilaçlar verilir. Eğer iltihap şiddetliyse ve ağrı geçmiyorsa hastaya kortizon verilebilir. Hastaların çoğunda iltihap kendiliğinden düzelir. Ancak hastaların %10'nunda kalıcı tiroid bezi yetmezliği (hipotiroidi) gelişir. Özellikle iyot alan hastalarda bu duruma daha çok rastlanır. Tiroid bezi iltihabı geçiren bu hastaların %2'sinde hastalık tekrarlayabilir.

Hashimoto Hastalığı (Hashimoto Tiroiditi)

Hashimoto Tiroiditi

Hashimoto tipi tiroid bezi iltihabı, nedeni bilinmeyen bir şekilde bağışıklık sistemindeki bir bozukluk sonucu ortaya çıkar. Bu rahatsızlık, tiroid bezi yetmezliğinin en büyük sebebidir. Rahatsızlığın başlarında bezde büyüme görülür, daha sonra bez, küçülerek neredeyse yok olur.

Hastalığın tam sebebi bilinmemekle birlikte genetik olduğu ortaya konmuştur. Bu nedenle hastalığa sahip olanların aileleri de muayene olmalıdır. İyot alımı da hastalığı tetikler. Hastalık, nerdeyse tamamen (%95 oranında) kadınlarda görülür. İyotun çok tüketildiği ülkelerde de rahatsızlığa daha sık rastlanır.

Doğum Sonrası Oluşan Tiroid Bezi İltihabı (Postpartum Tiroidit)

Doğum sonrası kadınlarda görülen tiroid bezi iltihabı bağışıklık sistemindeki bir bozukluk nedeniyle ortaya çıkar. Genelde genetik eğilimi ve ailelerinde otoimmun tiroid hastalığı olan, anti-TPO antikoru yüksek ve tip 1 şeker rahatsızlığı olan kadınlarda daha sık görülür. Bu nedenle bu tür rahatsızlığı olan kadınlar hamilelik öncesi gerekli testleri yaptırmalıdır.

Önceki hamileliğinde bu rahatsızlığı geçiren kadınların % 75'inde rahatsızlık tekrarlar. Bu rahatsızlık genelde doğumdan sonraki ilk 1,5-3 ay içeresinde görülür. Hastalık ağrı yapmadığından doktora başvurmalar genelde halsizlik ve kansızlık nedeniyle olur. Rahatsızlığa sahip kadınların yaklaşık %50'sinde hafif büyük guatr görülür. Hastaların bazılarında kalıcı tiroid yetmezliği, yaklaşık %50'sinde ise devam eden guatr görülür.

Hipotiroidizm, yani tiroid yetmezliği, % 25 oranında hastada kalıcı olur ve hastaların yaklaşık yarısında devam eden bir guatr vardır. Bu hastalarda tiroid hormon ilacı tedavisi uygulanır.

Tiroid Bezinde Aşırı Sertlikle Birlikte Görülen Tirioditi (Riedel Tiroiditi)

Tiroid bezinin aşırın sert hale geldiği bu hastalıkta, nefes darlığı ve yutma bozuklukları ortaya çıkar. Hastalıkta, boyunda ağırlık hissi ve guatr belirtileri vardır. Hastaların %25'inde tiroid bezi yetmezliği görülebilir. Hastalık, iğne biyopsisi ile teşhis edilir. Tedavide ise kortizon ve nefes almayı kolaylaştırmak için cerrahi tercih edilebilir.

Randevu almak için tıklayınız.
Yayınlanma Tarihi: 11.8.2015 14:51:00, Düzenleme Tarihi: 11.8.2015 00:10:00, Editör: Fulya Taşan
Bu sayfayı paylaşmak ister misiniz?
Sizi aramamızı ister misiniz?

Tekrar gösterme. Kapat (x)